Konuştukların sustukların kadar etmiyordu, inançların da bakışlarına hiç dokunmuyordu. Bir şarkı çalar, birkaç satır aklının en gizli yerine varıp yerleşiverir oldu. Gözlerini kapatsan duyardın kendini. Avuçlarının içine kaç dua ekledin bilinmez ama her çizgisinde bir başka hikaye vardı. Bu yüzden sen eski sen olmadın; öyle bakmadın, öyle düşünmedin. Hiçbir cümle "sen, sen ol" diye başlamadı ve kimse elini uzatıp gelmeni istemedi. Kapılıp gittin duyduklarına. Aslında çoğu şeye açıklama getirebilirdin ama konuşarak iletişim kurmak, bildiklerini anlatmak bu çağın yetkisi olmaktan çıkmıştı. Artık sağdan soldan bir ritim, hep aynı tını, birkaç satır yetiyordu susarak anlatmaya ve en mühimi anlamaya. Zaten konuşan konuşuyordu, sana seni hatırlatıyordu. Belki de koca evrenin kapısını açıyordu. Adım attığın yerde bir çiçek filizlendi ve çocuğun biri gözyaşlarını sildi. Biliyorsun bu böyledir: biri konuşur diğeri ağlar. Sen sus ve dinle, sesleri merhem olanları. Sus ve dinle, yaranı okşayan tınıları.
  • JoinedJune 7, 2021