vedaportresi

bir insan ne kadar acı ve uzun yutkunabilirse öyle yutkundu. gözleri, alaca bir kızıllığın tam ortası gibiydi. sanki gözleri değil ruhu ağlıyordu. kısık bir sesle söyledi; hayatım boyunca hiçliğin tam ortasında yürüdüm. ve şimdi evime döndüm. peki döndüğüm yer hâlâ evim mi?

vedaportresi

bir insan ne kadar acı ve uzun yutkunabilirse öyle yutkundu. gözleri, alaca bir kızıllığın tam ortası gibiydi. sanki gözleri değil ruhu ağlıyordu. kısık bir sesle söyledi; hayatım boyunca hiçliğin tam ortasında yürüdüm. ve şimdi evime döndüm. peki döndüğüm yer hâlâ evim mi?

vedaportresi

o yüzden unuttuk dediğimiz yerden başlayacağım. unutmanın bedelini ödeyecek unutanlar. cezaların en şiddetlisiyle ödüllendirilecek saygısızlık yapanlar, kalbi yerinden çıkarılacak beni kalbinden çıkaranların, yüzlerinin derisi yüzülecek benden yüz çevirenlerin...

vedaportresi

kayıp tanrılar ülkesi, Ahmet Ümit 
Reply

vedaportresi

bir yara var şuramda, ölü suskun ve yorgun. tüm geceyi yakıp kül eden, okyanusun ortasında alabora çıkartan bir yara. yarayı besleyip büyüten bir kadın haline getiren küçük bir çocuk var. geçmişten külleriyle çıkan kadının donuk gözleri, az konuşan, durmadan bir köşelerde yazan elleri var. içine kocaman bir sevgiyi sığdıran fakat iblislerin onu ters yüz etmesiyle paramparça olan bir kar küresi, sözleri tutulamamış bir küllük var. bu hikayede çokça eksik kalan ruhlar ve yaramın ezelden kalma kıyametleri ve dirilişleri var.

vedaportresi

özür dilerim on altı, senin en büyük katilinin kendi zihnin olduğu için. titreyen dizlerin, aynaya bakamayan gözlerin ve anılar diyarının kelepçelerinin bıraktığı izleri her daim ruhuna gömdüğün için. göğün esaretinde bir avuç yıldıza sığındığın, bazen onu bile yapamadığın, krizlerin ve rol yapamayışların, her şey için. özür dilerim on altı, cehennemin kapıları açılalı epey bir süre oldu ve iblislerin fısıltıları cennetin yollarında saklanır. özür dilerim on altı, umarım artık gözlerin hasretin ellerinde direnir, direnir ve geleceğine yenilmez.