pitoresk

-

pitoresk

cidden kocaman bir neyse. 
Reply

pitoresk

velhasıl kelâm sanırım onu kaybetmemek için verdiğim her çaba onu kaybetmeme neden olacak. 
Reply

pitoresk

-

pitoresk

cidden kocaman bir neyse. 
Reply

pitoresk

velhasıl kelâm sanırım onu kaybetmemek için verdiğim her çaba onu kaybetmeme neden olacak. 
Reply

pitoresk

sevgi böyle bir şey mi firuze. iş mi, aş mı, ekmek mi. sevgi bir toprak mı firuze, onu ne kadar çok işlersen o kadar verimli olur sandın. sevgi bu değil firuze, zorla, dişini tırnağına katarak elde ettiğin hiçbir şey senin değil severken. bir gün çalışarak elde ettiğin her şeyden oluverirsin işte böyle. sevgi ne iş ne aş ne de ekmek. sevgi toprak değil. sevgi yalnızca karşılık, sevgi sebepsiz almak. koparmak değil. bak bunların hepsini kopardın ya da zorla yerleştirdin. şimdi birer birer yok ediyorsun. çok çalışırsan sevginin en güzeline sahip olursun sandın, çok çalıştın, olabildin mi. olamadın. oldun sandın değil mi. ne yazık sana.

pitoresk

sürçü lisanısın inatçı kalbimin.
Reply

pitoresk

sana alacakaranlıkta bile bakarım. saçını okşarım, gözyaşını silerim. kokun duman olur durur üstümde. adını söylerim içimden. yalnız adını söylerim. bir de belini örterim. gözlerinin ışığında yaparım bütün bunları, gözlerinin ışığındaki alacakaranlıkta. sana alacakaranlıkta bile varım. pek konuşmam, oturur seni dinlerim. sesin cıvıldar durur önümde. adını söylerim içimden. yalnız adını söylerim. bir de ateşe değermiş gibi öperim. acılarının ışığında yaparım bunları, acılarının ışığındaki alacakaranlıkta.

pitoresk

sana alacakaranlıkta bile varım. 
Reply

pitoresk

insanların çabası bile onlara değer vermem üstüne iken benim tek çabam yanında kalabilmek ve iyi olmanı sağlamaktı. bunun için kendime sırt çevirdiğim zamanların hududu yok. şimdi görüyorum. hiçbir çaba benim gibi değilmiş. olsa bile gayesi benim gibi değilmiş. ben bile benim çabamı arıyorum insanlarda. o sevgiyi gözlüyorum. seni hiç mi üşütmedi çabamsız kalışın. bensiz değil. çabamsız. bir babanın evine ekmek getirmesi, bir annenin çocuğunu büyütmesi kadar içten ve sonsuz çabamsız.

pitoresk

öldü dersin gül güzeli.

pitoresk

sahiden barışıyormuş her orman yangınıyla. iyilikle kal. hayatın yeterince zordu.
Reply

pitoresk

acılar içinde kıvran istemiyorum ama tek bir ân içimdeki bu hayal kırıklığını, lunaparka mutlu edilmek için götürülmüş fakat orda unutulmuş bir çocuğun burukluğunu, aynalardan uzaklaşmak istemenin değersizliğini yaşa. tek bir an. 
Reply

pitoresk

o ufacık ışığı kaybetmemek için ışıkları yakmadım dünyamda. karanlık en vahim korkumken, görünmek en ehemmiyetli ihtiyacımken. tüm ihtiyaçları es geçip ufacık bir umudun peşinde savrulmuş olmak çok acı. 
Reply

pitoresk

eve dönmenin evi terk etmekten daha zor olduğu vakitlerde sana gelmek ihtiyacının bıraktığı mağduriyeti ve mağlubiyeti omzumun kaldıramadığını bil isterim. şu dünyada bu omuzlarıma bırakılan bizden büyük yükü nasıl taşıyamadığımı, sırtımın kamburu ile her sokak ortasında nasıl çöktüğümü bil isterim. sokak sokak seni aradığımı, bulsam dahi sana gelen ayaklarıma veda ettiğimi, sana gelen yolların sen tarafından mayınlarla döşeli olduğu gerçeğinin zihnimde kaç hücreyi infilak ettirdiğini bil isterim. nolur bil, hisset anla. sana hiç bu kadar çok gelmek istemedim. hastanelerde koşarken çıkıp senin kapında köpek gibi sana yalvarmak istediğimi bil isterim. bak, senin uyuduğun vakitler bir bankta seni unutmayı dilerken dahi sana kıyamayışımı bil. bütün anıları unut, bu saydıklarımı bilme ama gülüşünün, hâlâ bir yerlerde güldüğün avutusunun sırtıma dağ, acıma su olduğunu bil. seni daima hep.

pitoresk

şimdi beni çok sevmeni bekliyorum. bir yandan da istediğin vakitler çok seviyormuş gibi yapabildiğinin bilincinde senden korkuyorum. tekrardan o şekilde kalbimi sardığın fikri beni ürkütüyor. bu sefer başka korkutuyor. çünkü öncekinde bir gün bırakılacağım esastı çünkü sahiden tutulmadım. hep bilincindeydim. lakin şimdi yavaş yavaş beni gerçekten tuttuğuna inanıyorum. senin tarafından sevilmeye layık olmadığım kanısına o kadar alıştım ki sevdiğin fikri yıllarca karanlıkta yaşamış birine yarın güneşi göreceğini söylemekle eş değer. artık güneşi görmeye layıktım ama nasıl dayanacaktım bu ışığa yahut ne zaman alınacaktım güneşten. bu soruların zihnimde hacmi öylesine yüksek ki seni seviyorum demeyi bile ihmal ediyorum. dileğim beni çok sevmen. bu hacmi benden çok olan soruları sevginle ve sabrınla eritmen. 
Reply

pitoresk

bunu babam hastayken yazmıştım. çok korkmuştum bir şey olacak ona diye. çok korkunç gelecek kulağa ama. ne yalan söyleyeyim sana yazabilecek kadar büyük bir sebep bu diye de geçirmedim değil içimden. hem sen de böyle bir sebeple gelen kişiyi düşmanın olsa bile kabul ederdin. öyle bir kalbin var. biliyorum. yine de sana yazamamıştım. yazmazsın vs değil bak. ben yazamadım. bir yerde zorla durmak, istenmesem de gitmemek ilk defa bu kadar acıtıyordu canımı çünkü. ilk defa yaşamadım o durumları ama o hissi ilk defa yaşamıştım. içimde kocaman bir kırgınlık var. ama yemin ederim biraz başımı okşasan sevsen gidecek. ben sana benim canım çıksa yazmazdım ama senin parmağın kesilse kapında biterdim. öyle de oldu bak. içim hiç istemedi içinin acısını. canının acısını gördüğüm gibi yazdım sana. üstelik üç gün önce senin tarafından ivedilikle vurulmuş ve öldürülmüştüm. senle kuruldu diye kutsal sandığım anılara başka kahramanlar bulmuştun çünkü. sözler değişmemişti lakin kişiler çok farklıydı. aynı cümle farklı iki kadına söylenmez. ben hep böyle düşünmüştüm. ona rağmen seni anlamak için zorlanmadı kalbim. yine seni anladı. lakin anlayamadığım kısım, sana nasıl olur da az bir sevgi vermiştim ki başka birinin çabası ve sevgisine ihtiyaç duymuştu kalbin. 
Reply