KARA BATAK
BÖLÜM 25 : AYRILIK
Abim bana sinirle baktı ve hiç beklemediğim bir anda sağ yanağıma hızla bir tokat attı, ben tokatın etkisiyle çimenlere bakarken iki eliyle suratımı avuçladı ve gözlerimin içine baktı. Bakışları epey sertti "Sen ne kendine kıyacaksın ne de seni seven kadına kıyacaksın!" dedi birden, Aydeniz'den bahsediyordu "Yüzüğü parmağından çıkarmak, evladını kaybetmiş bir anneyi mezarın başında terk etmek ne demek Cihan!" diye kızdığında utanmıştım "Aydeniz ne karar verirse versin, Mert ile de evlense evladını kaybetti! Bir anne! Anne!" bastıra bastıra diyordu "Düşmanlarımız aile etiği yok onu anladık!" derken ellerini yanaklarımdan çekmiyordu.
"Benim var mı abi? Ben kadın öldürmedim mi abi? Evlatlarıma kıymadım mı?" diye sordum, hep bu soruların cevabını arıyordum. Biri de sen haklısın desin istiyordum.
Abim derin bir nefes aldı "Sen Esra'yı ve Özgür'ü öldürdün, ama sana ihanet ettikleri için öldürmedin! Özgür, vatanına ihanet eden bir Avukattı! Esra ise ailemizi bitirmeye çalışan bir yılandı! Cezayir'i Vartolu'nun elinden sırf Aydeniz'i bulsun diye istemedin! Onu bahane ettin ve intikam almak istedin ve de haklıydın! Eğer sen onu öldürmeseydin o herkesi öldürecekti!" derken dikkatle onu dinlemeye başladım "Efe'nin katili sen değilsin! Efe de senin oğlun değil! Onu Davut öldürdü! Özgür'ün kızının katili de sen değilsin! Çünkü kadın sana 'Bebeğim düştü' diyerek bir yalan söyledi ve sen de bir haini öldürdün bilmiyordun! Bir aylık bebeğinin katili de sen değilsin, onun katili Davut ve intikamını aldın!" derken gözlerindeki gerçeği görüyordum sanki. Sanki abimin beni ayağa kaldırmaya ihtiyacı varmış gibi "Aslan da senin yüzünden ölmedi! Senin hiç bir şeyden haberin yoktu! Her şeyi biz biliyorduk ve geç kaldık! Şimdi ayağa kalk ve oğlunun intikamını al! Bunu abin olarak istemiyorum, bunu Çakırbeyli ailesinin Reisi olarak emrediyorum!"