Kokaintanricasi3

Eski günler aranıyor

Kokaintanricasi3

unutmak, yıldızların ciğerine saplanan 
          bir lâle yaprağına gömmektir sevgiliyi 
          unutmak, bir kaktüsün küllerinde ansızın 
          alevli bir tapınak eylemektir sevgiyi 
          unutmak, semendere zehir sunmaktır, gülüm 
          taş dolu yüreklerin lügatinde bulursun 
          unutmak, sessizliğe yine kanmaktır, gülüm 
          unutulursa şair, sen de unutulursun 

Kokaintanricasi3

unutmak, bir saatin kırılan camlarında 
            zamanı çürüterek öldürmektir sevgiyi 
            unutmak, bayramlığı giydirilen çocuğun 
            aldatılan göğsünde vurmaktır sevgiliyi 
            unutmak, bir ülkenin tozlu kaldırımlarında 
            taşlara boğdurmaktır yağız atlı yiğidi 
            unutmak, susturmaktır yolların ayrımında 
            şairlere can veren muhteşem bir ağıdı 
            unutmak, koparmaktır çiçekleri dalından 
            sisli bir yalnızlığın ekseninde bulursun 
            unutmak, ayırmaktır arıları balından 
            unutulursa şair, sen de unutulursun
            
            
Reply

Kokaintanricasi3

bir dağın bir kuyuya tohum ektiği yerde 
            balığın yüzgecinden irin döktüğü yerde 
            kralın, kölelerin emrinde yürüdüğü 
            geminin bir köpükte okyanus aradığı 
            ay’ın arzı terkedip gökte durduğu ânda
            serseri bir kurşunun ay’ı vurduğu ânda 
            başını ellerinin arasına al ve dur 
            işte o lahza gülüm, bu can seni unutur
Reply

Kokaintanricasi3

O esrarlı yangına bu can nasıl dayandı? 
          Sahile vurdu kalbim,su yandı,kum da yandı. 
          Bir mum gibi eriyip aktı uykusuzluğum, 
          Ölüme başkaldıran dertli uykum da yandı. 
          Yurdundan mahrum edip dolaştırdın Cem gibi. 
          Ruhumla söndü alev,sonra ruhum da yandı. 
          Kül oldu bir yiğidin figanıyla her umut. 
          Bülbülün küllerine konan puhum da yandı. 
          Böylesi bir yangını görmedi Nemrut bile. 
          Kaktüsün gölgesinde nazlı âhım da yandı. 
          Âhımdır zannederdim en belalı kıvılcım, 
          Kirpiğine dokunan kanlı âhım da yandı. 
          Bir damla su ver bana ey çöl! Bari sen küsme. 
          Kalmadı hiçbir şeyim bak,günahım da yandı. 
          Yenilgiler bir tufan gibi çöktü üstüme. 
          Ülkem yıkıldı heyhat! 
          Ordugâhım da yandı. 
          Köleleri her akşam duman kıldı gözlerin, 
          Başıma tâc ettiğim padişahım da yandı. 
          İlk defa böylesine tutuştu gökkuşağı. 
          Renklerim siyah oldu ve siyahım da yandı. 
          O'ndan başka ne varsa yandı, 
          Yandık sen ve ben. 
          O'nu göreyim diye,kıblegâhım da yandı.

Kokaintanricasi3

Benim en güzel mesleğimdir seni sevmek.
          Balkonda
          Kendiliğinden sönmüş bir sigaranın yanında buldular beni 
          Senin hatrına uçarken kuşlar
          Hem üşenmiş hem vakti geçmiş göç mevsiminin
          Dudaklarından aşağı süzülüyordu yâr üstüne yâr sevmek
          Alnında vedaya hazırlanmış bir perde
          
          Seni huzuru arayan yağmalanmış bir hayatı ararken sevdim
          Öptüğü her şeye az önce kırılmış bir çocuk gibi
          Eşyasız bir odada çıkan o ses gibi
          Çekingen ve cesur
          Budanmış ama gümrah
          Kimsenin adımlarına sığmazken yetişmeye çalışmak
          Kilim yıkayarak şenlenen bir ırmak gibi sevdim

Kokaintanricasi3

Senin saçlarını fotoğraflarda ellerimle taradım
            Kursağımda benimle kendim arasında geçen bir mesele kaldı 
            Avluda baş gardiyanın gölgesi
            Bir evimiz vardı ama gidecek hiçbir yerimiz yoktu
            Bir de 
            Bazen insanı sadece anlayan o yağmur
            
            Ben sadece seni sevmeyi çok iyi bildim
            Uykumu sallandırırken darağacında ve
            Başrolde bir tüfenk
            Sekerek bir yenilgiden diğerine zafer zannedilen
            Üstelik uzaklarda yaşlanırken
Reply