Coffeeyeschanged

keşke bir yaptığım öbür yaptığımı tutsa ve seni artık üzmesem

Coffeeyeschanged

hiçbir şeyim yoktu ama her şeyimi aldın. ben savaşmadım ama sen kazandın. bir kez olsun karşılıklı oturmadık ama bin evim varmış gibi hepsinin kapısından bir bir çıktın. sen adını bilmediğin bir kadının alnına elinin karasını çaldın. nedenlerin beni avutmaz, söyle nasıl yaptın.

Coffeeyeschanged

Her şey garip geliyordu. Ona bakışımdaki tedirginliği anlamış olmalı ki, "Aynaya bakmayınca insan unutuyor," demişti. Bu laf hayatım boyunca aklıma gelip durdu, hem de en alakasız zamanlarda. Mustafa Çelebi'nin neden bu lafları sarf ettiğini anlayabiliyordum ama benimle hiç alakası olmamasına rağmen arada sırada aklıma gelivermesine mana veremiyordum doğrusu. Mesela sabah tıraş olurken, bakkaldan ıvır zıvır alırken, cenazede saf tutmuşken, bir sergi açılışında, ada vapurunda keyif çatarken... Aynaya bakmayınca insan unutuyor. Neyi unutuyor? Kendi yüzünü mü? Kendisini mi? Talihini mi? Yaşını mı? Neyi? Ve ben neden bu lafı aklımdan çıkaramıyorum?