depremetkisi

ellerim titriyor, ellerim. ayakkabımın bağcıklarını bağlayamıyorum artık. kahve bardaklarını hep kırıyorum. kırıklar ellerimi kesiyor. ellerimi kesiyor ama kanayan tek şey ellerim olmuyor. neyse bi yara bandı yapıştır geç diyorum. kırıklar hala içimi dürtüyor. oysa o kadar parçalanmamıştı diyorum. dakika dakika aralıklarla ayakkabımı bağlıyorum. tavşan geliyor, ağacın etrafında dönüyor, içeri giriyor ve dışarı çıkıyor. küçükken öğretilen o basit hikaye. kaç dakikamı alıyor bilmiyorum. bu süre sarfında akıp giden tek şey zaman olmuyor. dürtülen şeylerin içimden bir bir söküldüğünü hissediyorum. bu sökme işi çok acılı bi işlem gibi geliyor bana. sahi acının çoğu, azı mı var. pek bilmiyorum ama. oh be diyorum, dışarı çıkıyorum. gökyüzü. gökyüzü boğuyor beni. yere bakarak yürüyorum. adımlarımı sayarak yürüyorum. bi koşmaya çalışsak mı. bi kaçmaya çalışsak mı. bi kaç şehir boyu yürüyorum. bi kaç şiir boyu düşünüyorum. bazı zamanlar insan düşüncelerini yönetmekten bile aciz kalabiliyor. kaç sokak yürürsem, kaç adım atarsam kendimden kaçabilirim diyorum. bu düşünce sabaha kadar yürütüyor beni. sabah oluyor, artık işim bitti diyorum. bu gece de kaçamadım. olsun. tekrar deneriz. nasıl olduğunu ya da nasıl olacağını bilmediğim bi şeyi denemekten ne zaman vazgeçebilirim. bunu bile bilmiyorum

depremetkisi

korkarım ki küçüldükçe küçüldü dünya 
Reply

depremetkisi

hayasız öfke ve bitkin bir ruhla dolaştım
Reply

depremetkisi

söyleme bittim 
Reply

depremetkisi

ellerim titriyor, ellerim. ayakkabımın bağcıklarını bağlayamıyorum artık. kahve bardaklarını hep kırıyorum. kırıklar ellerimi kesiyor. ellerimi kesiyor ama kanayan tek şey ellerim olmuyor. neyse bi yara bandı yapıştır geç diyorum. kırıklar hala içimi dürtüyor. oysa o kadar parçalanmamıştı diyorum. dakika dakika aralıklarla ayakkabımı bağlıyorum. tavşan geliyor, ağacın etrafında dönüyor, içeri giriyor ve dışarı çıkıyor. küçükken öğretilen o basit hikaye. kaç dakikamı alıyor bilmiyorum. bu süre sarfında akıp giden tek şey zaman olmuyor. dürtülen şeylerin içimden bir bir söküldüğünü hissediyorum. bu sökme işi çok acılı bi işlem gibi geliyor bana. sahi acının çoğu, azı mı var. pek bilmiyorum ama. oh be diyorum, dışarı çıkıyorum. gökyüzü. gökyüzü boğuyor beni. yere bakarak yürüyorum. adımlarımı sayarak yürüyorum. bi koşmaya çalışsak mı. bi kaçmaya çalışsak mı. bi kaç şehir boyu yürüyorum. bi kaç şiir boyu düşünüyorum. bazı zamanlar insan düşüncelerini yönetmekten bile aciz kalabiliyor. kaç sokak yürürsem, kaç adım atarsam kendimden kaçabilirim diyorum. bu düşünce sabaha kadar yürütüyor beni. sabah oluyor, artık işim bitti diyorum. bu gece de kaçamadım. olsun. tekrar deneriz. nasıl olduğunu ya da nasıl olacağını bilmediğim bi şeyi denemekten ne zaman vazgeçebilirim. bunu bile bilmiyorum

depremetkisi

korkarım ki küçüldükçe küçüldü dünya 
Reply

depremetkisi

hayasız öfke ve bitkin bir ruhla dolaştım
Reply

depremetkisi

söyleme bittim 
Reply

depremetkisi

could you find a way to let me down slowly?
          a little sympathy, I hope you can show me

depremetkisi

ihtilalinden önce, yalnız kendime hayrandım