-payin

https://ibb.co/Vj62PmX  Aynen böyle.

-payin

@arambozukhayatla  Kardeşin, her gün kendime söylediğim şeyleri sana karşı kullanmış resmen. 
Reply

Oneiro_

Hı hıı
Reply

-payin

Sokağın en tenha köşesinde unutulmuş köhne bir binaya benzetiyorum kendimi uzun zamandır. Bir zamanlar kapımın önünde top oynayan çocukların artık esamesi okunmuyor. Pencerelerimin kenarlarına konulan çiçekler sahipleriyle beraber göçüp gitmiş. Hiçbir şey yeşermez olmuş pencerelerimde. Binanın içerisini dolduran şen kahkahalar yerlerini uzun soluklu sessizliklere bırakmış. Çirkin, köhne ve küf kokan bir binaya dönmüş içim. Güzel olan ne varsa gitmiş, bir ben kalmışım bir de o can yakan sessizlik. Bir ben kalmış bir de o küf kokan çirkin bina. Bir ben kalmışım, keşke kalmasaymışım.

-payin

Gittiğim her yerden sürgün yedim. Senin aksine her sürgünde sağ tarafıma kurşun sıktılar. Ne yürüyüşüm aynı artık ne ayakta kalışım. Bir de bakışlarım aynı değil. Çaldığım her kapının ardı boş çıktı. İnandığım herkes biraz kötü. Zamansız yerde ettiğim laflarla çocuk yaşımı ağlattım. Kırıldığım kadar kıramadım henüz ama istedim. Üşüyorlardır diye ellerine kibrit tutuşturdum. Onlar evimi tutuşturdu. Şimdi dikme öyle gözlerini gözlerime. Başkalarını inandırmam gereken yalanlara kendim inandım. Bu tıpkı bakışların kadar ağır. Ama halledeceğim, hep hâllederim öyle değil mi. Başım döndü, düşmemek için yere oturmadım da eğilip bağcığımı bağladım. Duvarlara tutunmam gerekirken o duvar neden bana ev değil diye yıkmaya kalkıştım. Her şeye bir nedenim vardı sanki. Yine de sen gelip saçlarını niye kestin diye sorsan susarım. Yarana neden peçete değil de tuz bastın desen susarım. Benim kendime nedenlerim yok. Başkalarına var. Sana yok. Ben bir devlet dâhi olsam ne kendime ne sana hükmüm yok. Öğrettiklerini uygulamadım belki ama unutmadım da. Biraz merhamet yoksunluğu yaşattım kendime, biraz ahlak. Çığlıklarımı kuşların kanatlarına bağladım. Kafesteki kuş özgürken ben bu şehirde tutsak yaşadım. Şimdi bir bavula sığdırıp bunları çekip gidemem. Bu içimdekilerle öyle bekleyemem. Şimdi sanki hiçbir şeyi hâlledemem.

-payin

Yıkık dökük bir harabe var bu sokağın ardında, dışı beyaz olan ama koridorun sonundaki odanın zifiri karanlığa bulaştığı kimsesiz bir ev. Duvarları simsiyah acı dolu olan bir oda, rutubet kokan, acıya boyun eğmiş bir oda... yatağın baş ucundan hiç eksilmeyen o fotoğraf karesi, birbirlerinin elini sıkıca tutan gülmeyi unutmuş iki çocuk, dik duruşlarına boyun eğiyor bu karanlık. Biraz ölüm biraz yaşam taşıyan, küf tutmuş kitaplarla dolu, toza bulanmış o raf. Çığlıklarını haykırdığı renkli kelebek desenli defteri, en sevdiği kitapların ardına saklamış çocuk.

-payin

Görüyorum. Etrafa neşe saçan, iyiyim diyen o küçük kızın solgun bileğinin arkasındaki çizikleri. Evet, görüyorum. 

-payin

Mezarlığı şehrin en dışına koymuşlar. Kavuşmak her şartta zor, ölüyken de diriyken de.