birsos
"O zaman sana başka bir alternatif sunabilirim Bilge. Babanın hatırı için sana imtiyaz gösterebilirim." dedi.
"Neymiş o alternatif?" dedim ona doğru adımlarken. Çaresizdim ama belli etmemek için kırk takla atıyordum karşısında. Ağzından çıkacak hiçbir cümlenin benim yararıma olmayacağını, işimi kolaylaştırmayacağını bilmeme rağmen çaresizliğim benim o alternatifi merak etmeme neden oluyordu.
2 adımda aramızdaki mesafeyi kapattı. Burnumun dibindeydi. Üstünlüğünü göstermeye çalışıyordu, psikolojik olarak beni yenmekti amacı. Her durumda beni yenebilirdi.
"Benimle birlikte yaşarsın bir süre, bir yüzük takarsın. Belki karım olursun belki nişanlım. Onu daha düşünmedim bakarız duruma göre. Bana deli gibi aşıkmış gibi davranırsın, yanda belki öyle davranmana bile gerek kalmaz. Ben de borcunun büyük bir kısmını hatta rol yeteneğine göre belki tamamını silerim."
Gözlerinden çekemediğim gözlerim büyüdü, dilim lal oldu. Zihnim çalışmıyordu çünkü duyduğum cümleler uyuşturucu etkisi yaratmıştı. Konuşmak için dudaklarımı hareket ettirsem de başaramadım, hiçbir şey çıkmadı ağzımdan.
Gözlerimdeki gözleri dudaklarıma kaydı bir an. Hemen geri çıkardı gözlerime.
"Anlaştık mı?"