TheRrosee
"𝐁𝐚𝐳ı 𝐠𝐞𝐥𝐢𝐧𝐥𝐢𝐤𝐥𝐞𝐫 𝐢𝐩𝐞𝐤𝐭𝐞𝐧 𝐝𝐞𝐠̆𝐢𝐥, 𝐢𝐡𝐚𝐧𝐞𝐭𝐭𝐞𝐧 𝐝𝐢𝐤𝐢𝐥𝐢𝐫. 𝐕𝐞 𝐛𝐚𝐳ı 𝐲𝐞𝐦𝐢𝐧𝐥𝐞𝐫, 𝐭𝐮𝐭𝐮𝐥𝐦𝐚𝐤 𝐢𝐜̧𝐢𝐧 𝐝𝐞𝐠̆𝐢𝐥, 𝐢𝐧𝐭𝐢𝐤𝐚𝐦 𝐚𝐥𝐦𝐚𝐤 𝐢𝐜̧𝐢𝐧 𝐞𝐝𝐢𝐥𝐢𝐫."
Lavin Kozcuoğlu için Mardin, üzerine çöken bir karabasanın diğer adıydı. Babasının kaçakçılık imparatorluğundaki gedikleri kapatmak için bir Ağa'ya kurban seçildiğinde, kaderinin çoktan yazıldığını sanıyordu. Oysa kader, Lavin için kalemini yeni oynatıyordu.
Düğün günü, konakta zılgıtlar yeri göğü inletirken, Lavin kapı arkasından sızan o kan dondurucu gerçeği duydu: Babası onu sadece bir 'güvence' olarak satmıştı. O andan itibaren Lavin için beyaz gelinlik bir masumiyet simgesi değil, kefensiz bir yemin oldu.
O gece, namus sayılan o gelinliği parçalayarak sınırın sisli karanlığına koştu. Ancak sığındığı karanlık, peşindeki adamların öfkesinden çok daha büyüktü. Yolunun kesiştiği adam, sınırları aşan bir dehşetin, İtalyan mafyasının soğuk kalbi Vittorio Moretti'ydi.
Biri törenin kanlı elinden kaçan bir firari...
Diğeri dünyayı diz çöktüren, ruhu nasır tutmuş bir cellat...
Lavin, bir Ağa'nın esiri olmamak için kaçarken; namlusu buz gibi bir adamın en tehlikeli oyununa dahil olacaktı. Mardin'in tozlu topraklarında artık sadece törenin değil, yeraltı dünyasının da kuralları işleyecekti.
"sєnín tσ̈rєn вurαdα sσ̈kmєz küçük hαnım. вєním σlduğum чєrdє sαdєcє вєním чєmínlєrím gєçєrlídír."
"вєn σ kєfєnsíz чєmíní çσktαn єttím чαвαncı. чα σ̈zgür σ̈lєcєğím чα dα sєnínlє вєrαвєr вu dünчαчı чαkαcαğım!"