meleginhayalleri
Menekşe Mahallesi, herkesin birbirini tanıdığı ama kimsenin her şeyi bilmediği bir yerdi.
Sokak aralarında saklanan anılar, kapı önlerinde yarım kalan cümleler vardı.
Burada insanlar konuşmaktan çok susmayı, susarak sevmeyi öğrenirdi.
Elif, bu mahallede büyüdü.
On dört yaşındayken kalbinin ilk kez hızlı attığını hatırlıyordu; nedenini bilmeden, adını koyamadan.
O yaşta öğrendiği tek şey, bazı hislerin söylenemeyecek kadar büyük olduğuydu.
Yıllar geçti, büyüdü, hemşire oldu...
Başkalarının yaralarını sarmayı öğrendi ama kendi kalbine dokunmayı hep erteledi.
Çünkü kalbinin bir köşesinde, çocukluğundan beri susan bir isim vardı.
Emir, Menekşe Mahallesi'nin sessiz çocuğuydu.
Herkes onu güçlü, mesafeli ve soğukkanlı bilirdi.
Oysa kimsenin bilmediği bir gerçeği vardı:
Elif'i çocukluğundan beri sevmişti.
Büyürken, onun adını içinden söyleyip susmayı öğrenmişti.
Çünkü o, arkadaşının kardeşiydi.
Çünkü bazı sevgiler dile gelirse her şeyi yakardı.
Yıllar geçti, yollar değişti ama aynı sokakta yürümeye devam ettiler.
Aynı mahallede, aynı kaldırımlarda...
Sadece aralarındaki mesafe büyüdü.
Bir bakış kadar yakın, bir hayat kadar uzaktılar.
Onları ayıran şey mesafe değildi.
Ne zaman, ne şehir, ne de insanlar...
Sadece "abimin arkadaşı" olmak, söylenmeyen her cümlenin önüne çekilmiş görünmez bir çizgiydi.
Menekşe Mahallesi'nde herkes büyüdü.
Ama bazı duygular büyümeye cesaret edemedi.
Bazı aşklar, tam da en saf hâlindeyken sustu.
Ve bazı kalpler, yıllar sonra bile aynı yerde atmaya devam etti.