NİHİLS🪽
4 stories
ACIMASIZ 19+ {FİNAL} by nihils
nihils
  • WpView
    Reads 83,679
  • WpVote
    Votes 328
  • WpPart
    Parts 39
"Siktir..." dedi derin bir nefesle. "Boşalmak üzereyim. İçine..." "Dayan," diye tekrarladım; sesim bu kez bir tehditle doluydu. Gözlerinin içine bakarak verdiğim bu emir, bedeninin kontrolünü tamamen bana teslim etmesine yol açtı. Hareketlerimiz hızlandı, ritim sınırları aşan bir enerjiyle taştı. Aleksandr'ın boğuk iniltisi odada yankılandı - zevk, acı ve teslimiyetin karışımıydı bu. Bedeni artık tamamen kasılmıştı. Sırtı gerilmiş, karın kasları taş gibi sertleşmiş, damarları derisinin altında mavi bir ağ gibi belirginleşmişti. Parmakları bacaklarımda morluklar bırakacak kadar güçlü sıkıyordu; tırnak izleri tenimde kırmızı çizgiler ve ince kan izleri oluşturuyordu. Zevkle acının o ince çizgisinde kaybolmuştu. Ritmimi acımasızca sürdürdüm. Her inişimde içimdeki kaslar onu daha derine çekiyor, karşılıklarımız ritimle birleşince hakimiyetimin tadını çıkarıyordum. "Beni becermeyi seviyorsun," diye fısıldadım dudaklarına yaklaşıp, "En az benden nefret ettiğin kadar." Gözlerindeki çaresizliği görmek istiyordum - kontrolü tamamen kaybetmiş, bana teslim olmuş hâlini. Aleksandr'ın boğazından çıkan sesler artık kelimeye dönüşmüyordu; sadece boğuk iniltiler, hırıltılar ve nefes nefese kalışlar havayı dolduruyordu. Bedeni her hareketimde titriyor, kasları istemsiz seğiriyor, göğsünün hızlı inip kalkışı kontrolün bende olduğunun kanıtıydı. Sonunda kendimi tutamayacağımı anladığım an geldi. Ritimimi hızlandırdım, başımı omzuna yasladım, nefeslerimiz karıştı. "Şimdi," diye fısıldadım kulağına, "Şimdi boşal. İçime."
MELEK IŞIĞININ GÖLGESİ ŞEYTAN 19+ by nihils
nihils
  • WpView
    Reads 205,219
  • WpVote
    Votes 432
  • WpPart
    Parts 18
"Senin için cennetimi terk ettim ben," diye mırıldandı, sesi şehvetle doluydu. Parmakları ellerimi derinlemesine kavrarken diğer elini karnımın üzerine yasladı. Kendini bana bastırdı; sert, sıcak ve nabız gibi atan erkekliği uyluğumun iç kısmına yaslanıyor, her kıpırdanışta baskısını artırıyordu. Ucu ise karnıma gömülüydü. "Sadece şehveti değil. Seninle yedi günahı da işlerim. Cehenneme gidecek olsam da senin için her şeyi göze alırım." İkimiz de kasırgaların hüküm sürdüğü dalgalı bir okyanus, gökyüzünde gürleyen yıldırımların ve şimşeklerin çaktığı fırtınalı bir gece gibiydik.
LANETLİ 19+ by nihils
nihils
  • WpView
    Reads 35,786
  • WpVote
    Votes 70
  • WpPart
    Parts 4
"Yüz ifaden görülmeye değer. Beni sikmek için sabırsızlanıyorsun." Gülümseyerek elini penisimin üzerinden ağır ağır ileri doğru kaydırdı. Yavaş, bilinçli çekişler her defasında kökümden ucuma dek uzanıyor, avucunun sıcağı tenimi yakıyor, parmak uçları hassas damarlarımın üstünde kayarken zevk dalgaları kasıklarımda infilak ediyordu. Göğüsleriyle yarattığı ritmi bozmadan, eliyle aynı tempoyu sürdürdü. Başparmağını ucumun alt tarafında daireler çizerek ovuşturuyor, ardından avucunu sıkılaştırıp köküne kadar indiriyor, kanı yukarı pompalıyor, zonklayışımı dayanılmaz bir ateşe dönüştürüyordu. Her ileri hareketinde ucumdaki nem parmaklarına yapışıyor, kayganlığı artırıyordu; eli daha akıcı, daha derin süzülüyor, beni uçurumun tam kıyısında tutuyordu. Diz çökmüş haldeydi, kalçaları topuklarının üstüne oturmuş, üst gövdesi bana doğru hafifçe eğilmiş - o konumda sikimi sıktığı göğüsleri her solukta sallanıyor, sertleşmiş uçları havayı yararcasına bana uzanıyordu. Beni aşağıdan süzüyordu. Alt dudağını birden ısırdı - dişleri dolgun dudağı ezdi, hafifçe çekti, bıraktığında dudak daha şiş ve koyu kırmızı kaldı; o ısırık boğazından alçak bir inlemeyle birleşti, kendi arzusu da taşmaya başlamıştı belli ki. Lanet olsun, inanılmaz derecede baştan çıkarıcıydı - diz üstü duruşuyla tamamen egemen, elinin ritmiyle beni idare ediyor, nefesi hızlanıyor, üstünde benim terimi de taşıyan göğüsleri inip kalkıyordu. Eli hızlanmadı; aksine daha da ağırlaştı, her çekişte kısa bir duraklama yaptı, ucumu başparmağıyla ezer gibi ovuşturdu, sonra yeniden köküne indi. Beni çıldırıyordu; kasıklarımda gerilim patlamaya hazır bir kasırga gibi birikiyordu. Ama ne zaman duracağını, beni nasıl zevkten inletip kıvrandıracağını çok iyi biliyordu.
KIZIL ŞEHİR 19+ by nihils
nihils
  • WpView
    Reads 18,171
  • WpVote
    Votes 26
  • WpPart
    Parts 2
"İnsanlar seni görünce bir ölüden başka bir şey görmüyor. İntihar hikayen... çok inandırıcı olacak." Sara Jane'in dudakları kıvrıldı. Kanlı, kırık tırnaklarıyla adamın yanağını bir kez daha çizdi. Derin bir çizik. Wayne'in yüzünden kan sızdı, yağmurla karıştı. "Kimse senin için üzülmeyecek," dedi Wayne. Gülümsedi. "Kimse seni özlemeyecek." Kadını korkuluğun üzerinden yavaşça, anın tadını çıkararak itti. Sara Jane aşağı kayarken gözleri hâlâ Wayne'e saplanmıştı. Gri irislerinde ne panik, ne yalvarış, ne de son bir umut kırıntısı vardı. Sadece o tanıdık, keskin, buz gibi sükûnet. Dudaklarının kenarında -ölümün tam eşiğinde- beliren o küçük, zarif, duygusuz gülümseme... Sanki bütün bu sahneyi çoktan ezberlemiş, sanki düşüşü bile kendi senaryosunun bir parçasıymış gibi. Malikânenin yüksek tavanlı, loş salonunda zaman ağırlaştı. Düşerken başı hafifçe yana kaydı ve gözleri bir anlığına şöminenin üstünde asılı duran o büyük tabloya takıldı: Red City'nin siyah mürekkeple işlenmiş, kan kırmızısı damarlarla yarılmış şehir manzarası. Şehir ona aitti. Hâlâ, son nefeste bile. Boynu kırılmadan hemen önceki o sonsuz saniyede, dudakları kıpırdadı - ses çıkmadı, ama Wayne o kelimeleri okudu: "Red City, benim kızıl şehrim..." Ve sonra çatırtı. Kırılan kemik sesi, malikânenin mermer zemininde yankılanan tek şey oldu. Yağmur sesi her şeyi yuttu. Malikânenin içinde, ikinci kat koridorunda, kırık camın üzerinde, avizenin altında, halat sallanıyordu. Ve halatın ucunda da Sara Jane.