Mazhar_bircan
- Reads 2,210
- Votes 1,536
- Parts 200
⸻
Kitap Kapağı: Yapay zekâ (Gemini) desteğiyle oluşturulmuştur.
"Eylül geceleri bana hep aynı şeyi hatırlatır: Eksik kalan şeyler asla gerçekten kaybolmaz. Annem ve babam doktordu; insanları iyileştirmeyi bilirlerdi ama birbirlerini kurtaramadılar. Ayrıldıkları gün evde garip bir sessizlik kaldı... Sanki bir şey gitmemiş, sadece saklanmıştı.
O günden sonra geceleri uyumak zorlaştı. Ama asıl değişim, seni gördüğüm gece başladı.
Gökyüzünde ince bir hilal vardı. Seni ilk gördüğümde içimde tanıdık ama yabancı bir his uyandı. Sanki seni ilk defa görmüyordum... Ya da sen beni uzun zamandır izliyordun. Gözlerin bir anlığına bana değdiğinde içim ürperdi. Soğuk değildi ama sıcak da sayılmazdı. Anlatamadığım bir şeydi.
Sonra küçük şeyler olmaya başladı. Önemsiz gibi... Ama değil. Kapalı kapıların hafifçe aralanması, kimsenin olmadığı odalarda birinin varlığını hissetmek, adımın çok yakınımdan, kimse yokken fısıldanması...
Annem buna "zihnin oyunu" derdi. Babam ise açıklamasını bulamadığı şeyleri görmezden gelirdi. Ben de öyle yapmaya çalıştım. Ta ki aynaya baktığımda, bir anlığına yüzümün bana ait olmadığını hissedene kadar.
Ama garip olan şu... Korkmam gerekirken, içimde başka bir şey büyüyordu. Sanki o varlık bana zarar vermek için değil de benimle kalmak için oradaydı. Yalnızlığımı biliyor gibiydi. Hatta bazen kalbimin ritmini bile benimle birlikte paylaşıyordu.
Eylül rüzgârı her estiğinde onu daha yakın hissediyorum. Hilal gökyüzünde belirdiğinde, sanki bir şey tamamlanıyor. Ve ben artık emin değilim... Yalnız mıydım, yoksa hiç yalnız kalmadım mı?
Belki de bazı şeyler bir anda hayatımıza girmez.
Sessizce yaklaşır... Alışmamızı bekler.
Ve bir gün fark edersin ki
onsuz kalmak... daha korkutucudur."
⸻