Sibira
Yüksek sesler, keskin ışıklar ve anlam veremediği karmaşık duygularla çevrili dünyasında, on yedi yıl boyunca pamuklara sarmalanarak büyüdü Asrın.
Sayı sayma rutinleri, odasındaki güvenli sessizliği ve elinden düşürmediği resim defteriyle kendi küçük evreninde yaşarken; hastaneden gelen o tek bir telefon, tüm gerçeği altüst etti.
Doğum belgelerindeki bir karışıklık, onu korunaklı yuvasından koparıp zengin ve kalabalık Soylu ailesinin tam ortasına fırlattı.
Ancak bu devasa konakta onu ne bir sıcak yuva ne de hoş geldin kucaklaşmaları bekliyordu.
Geçmişte yaşanan trajik bir olay yüzünden evin üzerine çöken önyargılar, Asrın'ın her adımını dikenli bir tarlaya çevirirdi. İkizi Aras ve abisi Oğuz "Seni istemiyoruz" diyerek en keskin duvarları örerken; Doğan her şeyi sessizce gözlemliyor, doktor olan Alper şefkatiyle yumuşuyor, Deniz mesafesini koruyor, Okan ise panikten kırıcı potlar kırıyordu.
Anne ve babası Asrın'ın üzerine titreyip kardeşlerin sertliğinden korumaya çalışırken, küçük Defne saf sevgisiyle ona uzanan tek el oluyor, ikizi Duran ise korkuyla onları ayırmaya çalışıyordu.
Otizm spektrumundaki o narin ve zayıf yapısıyla, duyguları kelimesi kelimesine anlamaya çalışan Asrın'ın; bu soğuk, zengin ve önyargılı kalabalığın arasında nefes almaya çalışmasını, zamanla o buz gibi duvarları nasıl erittiğini ve gün geldiğinde Eymen'in o dünyaya dahil olmasıyla her şeyin nasıl değiştiğini okumak isteyenler, buyurun iyi okumalarrr 🐣