berszweig
Bazen insan, hayatına dair öğrendiği bir gerçekle olduğu yerde kalamaz. Eleni için her şey, geçmişine dair öğrendiği bir gerçekle başlar; zamanlama yanlıştır, duygular karmakarışıktır ve kaçmak istediği bir anda kalmak zorunda kalır. Tam da bu sıkışmışlığın içinde, Atina'da yaşanan beklenmedik bir çarpışma Eleni'yi Oruç'la karşı karşıya getirir. Bu tanışma, ne bir başlangıç ne de bir tesellidir; daha çok, Eleni'nin susturmaya çalıştığı sorulara eşlik eden sessiz bir yakınlıktır.
Eleni, kimliğine ve geçmişine dair cevaplar ararken, bu arayış onu bir yolculuğa sürükler. Söylenmeyenler, ertelenen itiraflar ve yarım kalan cümleler yol boyunca Eleni'ye eşlik ederken, Oruç da bilmeden bu hikâyenin bir parçası hâline gelir. Bazı gerçekler hemen söylenmez; bazı bağlar ise insan farkına varmadan kurulur. Bu hikâye, geçmişiyle yüzleşmeye cesaret eden bir kadının ve bu yüzleşmenin tam ortasında kalan bir adamın hikâyesidir.