Okumak istediklerim
14 stories
SOYTARILAR VE MUMLARI by yediyibesgece
yediyibesgece
  • WpView
    Reads 75,531
  • WpVote
    Votes 5,877
  • WpPart
    Parts 19
Zorbalık mağduru olan lise son sınıf öğrencisi Almira, okulundaki kızlar tarafından merdivenlerden itilmesinin ardından yeni bir okula geçmeye karar verir. Gittiği yer, ülkenin en zengin ailelerinin çocuklarının eğitim gördüğü son derece seçkin bir akademidir. Dışlanmamak ve yeniden hedef olmamak için zengin olduğu yalanını söyler. Ancak Almira'nın henüz fark etmediği bir gerçek vardır: Seçkinler Akademisi'nde fakirler değil, yalancılar sevilmez. Bir gün, öğrencilerin sırlarını ifşa eden gizemli bir uygulamadan mesaj alır. Ve o anda anlar ki, sadece arkadaşlarından değil , yalanlarını tüm okuldan saklamak zorundadır. *** Sırlarınızı saklamak uğruna söylediğiniz yalanlar ve onları ebelemek için kuytularda bekleyen şeytanlar.
DUSHA by tuneirene
tuneirene
  • WpView
    Reads 418,134
  • WpVote
    Votes 28,804
  • WpPart
    Parts 34
İstediğim ne aşkın, ne de sensin. Bir gece ansızın giren bir yalancıydın sadece hayatıma. Şimdi hiç kimsesin. ✗ Serin Oflaz, bir partide kendini bildiğinden beri aşık olduğu Çağrı Demirer'i gizlice takip ederken kendini illegal bir motor yarışında bulur. Yarışanlardan birinin Çağrı olması dikkatini daha çok çekerken rakibi, Çağrı Demirer'in en büyük düşmanı Barlas Dusha'dır. Yarış çıkışı Barlas Dusha'nın yaptığı teklifi kabul etmesiyle hayatı hiç bilmediği rüzgarın arasında sürüklenecektir.
Tenindeki Aşk İzleri by kardomii
kardomii
  • WpView
    Reads 224,643
  • WpVote
    Votes 7,419
  • WpPart
    Parts 34
"Avımsın adam..." "Avınım kadın..." Avlamak bir sanattı, ta ki o hırçın ateşe çarpana dek. Kimin av, kimin avcı olduğu birbirine karıştığında; asıl yangın sessizce başladı. Biri, kendi kimliğini kendisini yok etmeye yeminli bir ruhun içinde keşfederken; diğeri, elindeki silahın aslında kendi kalbine doğrulduğunu çok geç fark etti. Bu; birinin kaçtığı, diğerinin kovaladığı basit bir oyun değil; bu av ve avcının oyunuydu. Ve sorun şuydu ki; avcı, avına aşık olduğunda ormanda ilk ölen hep gurur olurdu. KİTABIN TÜM HAKLARI ŞAHSIMA AİTTİR, (Ç)ALINTI DURUMU OLURSA HUKİKİ İŞLEMLER BAŞLATILACAKTIR. 31/03/2024
GÜLBEŞEKER by ilahipetekya
ilahipetekya
  • WpView
    Reads 736,523
  • WpVote
    Votes 37,543
  • WpPart
    Parts 56
İnsanın en masum olduğu dönemi çocuk olduğu zamanlardır, öyle değil mi? Doğru. Fakat eksik. İnsanın en acımasız olduğu dönem de çocuk olduğu zamanlardır. Kimi çocuk sevgiyle arkadaş edinir, oyunlar kurardı. Kimisi ise tek bir korku salmasıyla etrafına toplardı kendi tebaasını. Ben ve benim gibi çocukların sevgi cumhuriyetine karşı, zorbaların korku imparatorluğuydu aslında durum kısaca. Diyelim ki bir zamanlar çocuktuk. Biz de, onlar da. Lisede de mi çocuktuk? Türlü türlü oyunlar kurarken de mi çocuktuk? İnsanların hayatlarında unutamayacağı anılar bırakırken, hafızalarından kazıyarak silmek istemelerine rağmen bunu başaramıyor oluşlarının sorumlusu olurken de mi çocuktuk? Tuvalete kilitlerken, okulun önünde alay konusu ederken, yapmadıkları şeylerle suçlarken ve hatta manipüle ederek kendilerinden bile şüphe etmelerini sağlarken de mi çocuktuk? Değildik. Ne biz ne de onlar. Bunu inkar edecek insanın vicdanı sorgulanmazdı zaten.
BİR EV BEŞ YABANCI by cardeluch
cardeluch
  • WpView
    Reads 415,137
  • WpVote
    Votes 12,043
  • WpPart
    Parts 12
Derin, üniversiteye giden abisinin evine bir süre kalmak için gider fakat abisinin ev arkadaşlarıyla birlikte yaşadığından habersizdir. 6 erkekle aynı evde kalacak olan Derin'i neler bekliyordur? Düzenleniyor.
KADER DEFTERİ by maysamellia
maysamellia
  • WpView
    Reads 217,436
  • WpVote
    Votes 15,483
  • WpPart
    Parts 33
Bir defter... Beş arkadaş gittikleri dağ evinde buldukları gizemli deftere bir hikaye yazarlar. Bir süre sonra yazılanların gerçekleştiğinden şüphe etselerde buna ihtimal vermek istemezler. Kader çoktan yazılmıştır. Ve o hikayede bir katil vardır... Ne gittikleri dağ evi, ne orada buldukları, ne de yaşadıkları şeyler tesadüftür. O gecenin sabahında bir kişi kehanete kurban olacak ve İnsanoğlu'nun günahlarından beslenen diğer evrende bulacaktır kendini. Buradan kurtulması için o defterdeki tek şeyi değiştirmesi gerektir: Kirli ve yaşanmaması gereken bir gerçeği... ~~~ Sırtım aniden sert ağacın gövdesine çarptığında yaşadıklarımın hâlâ kâbus olmasını diliyordum. Bu kadarı çok fazlaydı. Çenemi kavrayan parmaklarına karşılık altta kalmamaya çalışarak elimi gırtlağına sarmıştım. "Nesin sen?" Yüzümün her karışını inceleyen kara gözlerinde ölümü görebiliyordum. Her an başımı gövdemden ayırmak için tetikte gibiydi. Sorduğu saçmalığa gülmeye yeltensem de bu pek mümkün olmadı. "Ne gibi görünüyorum?" Soğuk suretindeki ifade daha ürkütücü bir hâl aldı. Dudakları ölümün tehlikeli sularından baş gösterircesine yukarı kıvrıldı. "İnsan olmadığın kesin." Parmakları boğazımı kavrarken yutkunmaya çalıştım. Ben bu değildim. Bu kadar aciz hissedemezdim. "Arafa merhaba de, kaçak."
KUYU (+18) by Yazar15844
Yazar15844
  • WpView
    Reads 369,366
  • WpVote
    Votes 10,582
  • WpPart
    Parts 26
"Dondurma istiyorum." Dedim büyük bir hevesle. O kadar uzun zaman olmuştu ki tatlarını bile unutmuşum. Yaz-kış, an farketmeksizin yiyebilirdim. Hatta Pamir'den sonra en çok sevdiğim şey dondurma olabilirdi. Göğsünde uzandığım beden kasılırken sertçe yutkunduğunu hissettim. Mırıldanırken belimdeki eli, kalçama doğru ilerledi. Pislik. Onun ne zannettiğini çok iyi biliyordum. "Dondurma mı istiyorsun sen ?" Kalçama inen eliyle hafif etimi sıkıyordu.Gülmemek için dudaklarımı birbirine bastırdım. Onu biraz kıvrandırmaktan zarar gelmezdi. "Hımm." Diye mırıldandım. Beni bir anda yatakta döndürerek altına aldı.Küçük bir çığlığın dudaklarım arasından çıkmasına engel olamadım.Kehribarları koyulaşmıştı.İçlerindeki o arzu dolu kıvılcımları görebiliyordum. Dudaklarıma uzanacağı zaman başımı yana çevirerek göğsüne elimi yasladım. Dudakları yanağımın üstünde durdu. Onu durdurmam gerekiyordu.Çünkü bir kere başlarsa bu yataktan kalkamazdık.Dondurma krizim tutmuşken istediği iş olamazdı.Belki daha sonra ama şimdi değil. "Pislik yapma Pamir ya ! Uzun süredir yemediğim için ateşim çıkmış gibi hissediyorum.Çikolata parçacıklı,fıstıklı ve vişneli istiyorum. Hepsini. Bütün çeşitlerinden istiyorum." İçim gide gide çeşitleri sayarken sanki gözlerimin önünde canlanıyordu yiyeceğim an.Ağzımın suyunun akıyor olmasından korkuyorum.Sessiz kaldığında yüzüne baktım. Bozulmuş bir ifadesi vardı ama bunun sahte olduğunu biliyorum. Tatlı tatlı gülümseyip yanağına uzunca dudaklarımı bastırdıktan sonra gözlerimdeki çocuksu ifadeyle hâlâ kıvılcımlar saçan kehribarlarının içine baktım. "Alacak mısın?" Yüzümü birkaç saniye inceledikten sonra içli bir nefesi ciğerlerine çekerek dudaklarıma kısa ama etkisi büyük bir öpücük bıraktı. Başını ağır ağır salladı ardından. "Peki alırım.Ama ateşini diğeri daha
AYRILIK SONRASI by lildilay
lildilay
  • WpView
    Reads 207,311
  • WpVote
    Votes 13,911
  • WpPart
    Parts 20
ᴛᴀᴍᴀᴍʟᴀɴᴅɪ. 🎡 Kamer, boşandığı eski kocasının ardından her şeyi geride bırakıp kızıyla birlikte başka bir şehre taşınır ve mesleği olan yoga eğitmenliğini yeni şehirde yapmak ister. Ancak hesaba katmadığı şey; organize şubede görev yapan, eski kocası olan Toprak'ın da o şehre tayinini isteyerek gelecek olmasıdır. Yeni şehirde başını belaya sokan Kamer, karşılaştığı Toprak'ı görünce hesaba katmadığı şeyin gerçekleştiğini anlar. Belki aşk, bir şansı daha hak ederdi. - 2025 | AYRILIK SONRASI
Gençlik Kumpanyasının Hatıra Defteri by alizarbmbin
alizarbmbin
  • WpView
    Reads 537,499
  • WpVote
    Votes 29,422
  • WpPart
    Parts 26
Sevgili defter, Ben bugün aşık oldum. Sahne ışıklarının altında, Juliet'in pencereden Romeo'ya uzandığı gibi uzandı üzerime aşk. Üstelik ölüm iksiri içmeye de yemin ettik. Ey Hermia! Bükme o masum boynunu. Çiçekteki iksirin etkisi bir düş kadar kısa, aşksa masallar kadar uzun. Gerçeği gömmeye bir avuç toprak yetmez, gençlik çiçek gibi açacaktır elbet gerçeğin üzerinde. Gençlik, pop şarkılarındaki nakaratlar gibi hareketli ve çarpıcı çünkü. Bu bir gençlik kumpanyası, Ve ben bugün aşık oldum.
KÜLDEN PORTRELER by zerapln
zerapln
  • WpView
    Reads 287,448
  • WpVote
    Votes 16,067
  • WpPart
    Parts 25
Acının ve dengesizliğin etkisiyle sırtüstü sertçe yere düştüm. Acıyla inledim. "Ah!" Sırtım ve kalçam çok acımıştı. Başım kaldırıma çarptığında dünyam sarsıldı, görüşüm bulanıklaştı. Şapkam başımdan koptu, saçlarım bir örtü gibi yere yayıldı. Yağmur damlaları yüzüme çarparken baş ucumda dikilen devasa silüetin karaltısı gökyüzünü kapattı. Bana üstten bir bakış attığını hissettim ama acıdan yerde kıvranıyordum. Bileğim çok acıyordu, başımın içinde bir uğultu vardı. ​Adam, ayaklarımın ucunda bana bakarak ceketinin kol düğmesini sakince ilikledi. Eğilmedi, elini uzatmadı. Sadece o buz gibi, ruhsuz sesiyle sokağın sessizliğini parçaladı: ​"Bugünü günlüğüne yaz küçük katil." Söylediği sözler bedenimin baştan aşağı titremesine sebep oldu. O yağmurun altında yerde sırtüstü iki büklüm yatarken kulağıma gelen sesler tenimden yayılıp kalbimin içine girdi. Kolunu kaldırarak kol saatine göz ucuyla baktı ve ardından gözlerini tekrardan bana çevirdi: "Bugün 24 Ocak 2026, saat 21.43." ​Bana doğru bir adım daha attı. Başımın ucuna doğru geldi ve durdu. Hafifçe eğilerek gözlerimin içine baktı. Gölgesi üzerime bir kefen gibi serildi. ​"Bugün celladınla karşılaştın." ... Nefsi müdaafanın sonucu ölüm oldu. Bir çocuk öldü. Günah keçisi ilan edilen kadın, ölen çocuktan daha masumdu. Ama kader ondan yana değildi. Sonuçları ağır oldu; geride kalan şey, saçlarının yerde bıraktığı enkazın izleri oldu. Celladının ölüm kokan gözleri merhametsizdi; kadın intikam ateşinin cayır cayır yandığı celladının kollarına sığındı, kül oldu. Adam yerdeki enkazına baktı, intikamın verdiği hazla izledi yerdeki kadını. Artık onun istediği portreye yerleşmişti, ona bağımlıydı. Yeni kimliğini o yaratmıştı.