AhuzarAksoyy
- Reads 395
- Votes 35
- Parts 13
Anlık bir hata...
Sadece birkaç saniye süren, mantığın alkolün ve arzunun dumanlı perdeleri arkasında kaybolduğu o kısa an. İnsanın hayatı boyunca inşa ettiği her şeyi, bir kumdan kale gibi yerle bir etmeye yetebilir miydi? İşte burada, bu odanın loş ışığında ve o banyonun buharlı soğukluğunda bunu öğreneceğiz. Bir tarafta kusursuz bir gelecek planlayan, nişan arifesindeki genç bir kadın; diğer tarafta her istediğini almaya alışmış, hırslı ve durdurulamaz bir adam.
Kader, bazen en beklenmedik çarpışmalarla yazar en sert hikayelerini. O gece kulübünün kapısında yaşanan o basit sarsıntı, sadece iki bedeni değil, iki farklı hayatı da birbirine görünmez ve düğümlü halatlarla bağlamıştı. Şimdi her iki taraf da kendi gerçekliğiyle yüzleşiyor. Kadın, aynadaki izleri kapatıcıyla örterken ruhundaki çatlakları nasıl gizleyeceğini düşünüyor; adam ise elindeki kolyeye bakarken kaçıp giden o gizemin peşine düşmenin bedelini hesaplıyor.
"Anlık bir hata neye mal olabilirdi?" diye sormuştuk. Belki bir aşka, belki bir ihanete, belki de geri dönüşü olmayan bir yıkıma... Ama kesin olan tek bir şey var: Hiçbir kapatıcı, vicdanın o sağır edici sesini susturmaya yetmeyecek ve hiçbir hırs, kaçan bir ruhu zincirlemeye kafi gelmeyecek.
Oyunun taşları dizildi, oyuncular maskelerini taktı ve sahne şimdi Eren'in doğum günü partisine kuruldu. Bir yanda "İyiyim hayatım" diyen yalanlar, diğer yanda "O kızı bulacağım" diyen yeminler... Bu gece, o anlık hatanın faturası kesilmeye başlayacak. Bakalım bu bedeli kim, nasıl ödeyecek?