Kütüphane
51 stories
DUAT'IN LANETİ by cetinhusna
cetinhusna
  • WpView
    Reads 53,672
  • WpVote
    Votes 6,060
  • WpPart
    Parts 12
Adel Velina, uzayın en tehlikeli gezegenlerinden biri olan olan Vert'te 22 yıldır yaşayan bir dil bilimcidir. Yıllar önce içerisinde yaşadıkları uzay üssü yörüngeden çıktığında bu gezegene düştüler ve yıllardır onların kurallarına sadık bir şekilde yaşamak zorunda bırakıldılar. Vert'te hayatta kalmanın kuralları basitti; yer altında yaşamaya devam et, asla yeryüzüne çıkma, yeryüzündeki canavarlarla savaşma, Vert halkıyla iletişim kurma ve asla yerin bir kat altına inmeye çalışma. Yeryüzündeki canavarlar tehlikelidir ama yerin en altında yaşayan canavarlar öldürücüdür. Onlarla konuşma. Onlarla göz göze gelme. Onlara asla dokunma. Çünkü zehirlidir yılan dilleri, Ve bakışları öldürür o saf kalbini. Ancak Velina bu kuralların hiçbirine uymadı, bir gün adım attığı yer çöküp kendini yerin en alt katında bir mezarlıkta bulduğunda yapması gereken tek şey oradan kaçmaktı ama bunu yapmadı... Bunun yerine açık mezarlardan birine yürüyüp canavarlardan bir tanesine dokundu ve parmağındaki ihtişamlı yüzüğü çıkarıp aldı. Mezarlıktan uzaklaşıp evine geri döndüğünde arkasında kendisini izleyen kızıl gözleri hissetti. Yüzyıllar önce lanetlenmiş Duat ırkının baş muhafızı şimdi karşısındaydı. Başlangıç tarihi: 25 Ekim 2024
KADER DEFTERİ by maysamellia
maysamellia
  • WpView
    Reads 230,894
  • WpVote
    Votes 16,481
  • WpPart
    Parts 34
Bir defter... Beş arkadaş gittikleri dağ evinde buldukları gizemli deftere bir hikaye yazarlar. Bir süre sonra yazılanların gerçekleştiğinden şüphe etselerde buna ihtimal vermek istemezler. Kader çoktan yazılmıştır. Ve o hikayede bir katil vardır... Ne gittikleri dağ evi, ne orada buldukları, ne de yaşadıkları şeyler tesadüftür. O gecenin sabahında bir kişi kehanete kurban olacak ve İnsanoğlu'nun günahlarından beslenen diğer evrende bulacaktır kendini. Buradan kurtulması için o defterdeki tek şeyi değiştirmesi gerektir: Kirli ve yaşanmaması gereken bir gerçeği... ~~~ Sırtım aniden sert ağacın gövdesine çarptığında yaşadıklarımın hâlâ kâbus olmasını diliyordum. Bu kadarı çok fazlaydı. Çenemi kavrayan parmaklarına karşılık altta kalmamaya çalışarak elimi gırtlağına sarmıştım. "Nesin sen?" Yüzümün her karışını inceleyen kara gözlerinde ölümü görebiliyordum. Her an başımı gövdemden ayırmak için tetikte gibiydi. Sorduğu saçmalığa gülmeye yeltensem de bu pek mümkün olmadı. "Ne gibi görünüyorum?" Soğuk suretindeki ifade daha ürkütücü bir hâl aldı. Dudakları ölümün tehlikeli sularından baş gösterircesine yukarı kıvrıldı. "İnsan olmadığın kesin." Parmakları boğazımı kavrarken yutkunmaya çalıştım. Ben bu değildim. Bu kadar aciz hissedemezdim. "Arafa merhaba de, kaçak."
ŞEYTAN TÜYÜ by mavinintonuu7
mavinintonuu7
  • WpView
    Reads 3,143,237
  • WpVote
    Votes 162,385
  • WpPart
    Parts 41
"Öyle güzelsin ki..." diye fısıldadı dolgun dudaklara doğru. Kadın, adamdan işittiği sözleri yutkunarak dinledi. Çünkü adamın sesindeki o boğuk tını, onu tekrar baştan çıkarmak için en basit sebepti. "Güzelliğini," Eliyle kadının terden yanağına yapışmış siyah saçlarını geriye itekledi. "Nasıl ifade edebilirim, bilmiyorum."
Komşu Kızı by Vaalerr_iaa
Vaalerr_iaa
  • WpView
    Reads 1,911
  • WpVote
    Votes 175
  • WpPart
    Parts 8
054*; Bu çalışmayla tıp gelir mi hocam? (02.36) Irmak; Anlamadım? 054*; Bu çalışmayla diyorum tıp gelir yani merak etme sayende unuttuğum konuları hatırlıyorum Irmak; Ne anlatıyorsun sen ya gece gece? 054*; Bak cemilecim yaklaşık olarak 2 saattir uyumaya çalışıyorum ama sesin yüzünden uyuyamıyorum Irmak; Sen tam olarak kimsin ve neredesin ? 054*; Gerçekten kim olduğumu bilmiyor musun? Irmak; Hayır. 054*; Tüü tüü komşuluk ölmüş yazıklar olsun Irmak;? 054*; O zaman kendimi baştan tanıtayım ben karşı komşun
+10 more
ALTINLA ONARILMIŞ KALPLER by everythingsinmymind
everythingsinmymind
  • WpView
    Reads 113,926
  • WpVote
    Votes 8,181
  • WpPart
    Parts 26
Anne ve babasının ayrılığının ardından, başka bir ülkede kurduğu tüm düzenini geride bırakarak İstanbul'a taşınan Beliz, burada kendine bambaşka bir hayat kurmaya çalışır. Yeni okulunda geçirdiği ilk günlerde çantasına bırakılan bir not defterinin sahibini ararken bu kişinin ihtimal dahi vermediği birine ait olduğunu keşfeder. Aile sorunları, takıntılar ve yeni hisler arasında denge kurmaya çalışırken, Beliz İstanbul'da sadece yeni bir hayat değil, kendini de yeniden inşa ederken bulur. 𓆝 𓆟 𓆞𓆝 "Senin yüzünde çok var," dediğimde anca bakmıştı bana. "Çok öpmüş seni her kimse." "Öpücük izleri değil de belki de sadece öpülmeyi bekleyen izlerdir." "Neden öyle olsun?" "Ben yoktan yere kimsenin çenesini öpmeyi düşünmem, ama bir ben bana bunu kesinlikle düşündürebilir." 🌟 (Pardon elim çarptı adlı kurgumun yan karakterleri olan Altan ve Beliz'in kurgusudur ancak belirli bir okunma sırası yoktur.)
Kod Adı: Terapi by Remisaa_
Remisaa_
  • WpView
    Reads 48,333
  • WpVote
    Votes 3,008
  • WpPart
    Parts 25
❕İlk bölümler acemi bir dille yazılmıştır. Kitap final olduktan sonra profesyonel bir düzenlemeye tâbi olacaktır. Bunu baza alarak okumanızı rica ediyorum. "Bazen en derin yarayı, en sessiz kişi taşır." Gökçe Akçay, psikoloji son sınıf öğrencisidir. Mezun olabilmek için bir danışanla terapi süreci yürütmesi gerekir. Ancak karşısına çıkan sıradan biri değildir: Sessiz, yaralı ve geçmişiyle savaşan bir asker. Kendi içindeki karanlıkla ve ailesinin baskısıyla mücadele eden Gökçe, henüz kendini iyileştirememişken başkasına umut olmaya çalışır. Bu terapi, sadece bir akademik görev değil; kalpleri birbirine dokunan iki ruhun zorlu ve içten bir yolculuğuna dönüşecektir. Yayın tarihi: 10.07.2025 ♡ ❗Kitabın tüm hakları yazara aittir. Kesinlikle kopyalanamaz.
 NARÇİÇEĞİM 1(Kitap Oldu) by hracskn
hracskn
  • WpView
    Reads 3,225
  • WpVote
    Votes 873
  • WpPart
    Parts 32
Biz iki kırık şehirdik... Bir yapboz gibi tamamlanacağımız günü bekliyorduk. NARÇİÇEĞİM Selen ve Burak geçmişinden kurtulmaya çalışan iki insan. Çocuklukları parçalanmış. Bir kenara kırılıp atılmış. İki yıkık,kırık şehirler. İki yapboz parçası... Gerçekten her şeyi geride bırakıp artık geleceklerine tutuna bilirler mi ? Ya da geçmişte kalıp acı mı çekerler? Selen ve Burak'ın kaybolmuş ruhlarını buldurmaya var mısınız? Beraber bu satırları inşa ettmeye ve onlar gibi olan binlerce ruhları alınıp kaybolmuş çocukların kırılmış çocukluklarını bu satırlarda yeniden buldurmaya var mısınız? Varsanız hadi başlayalım o zaman. Satırlarda nefes alalım...
Gönlünü Gün Edeni Sevmez Sevda by loyaluscinia
loyaluscinia
  • WpView
    Reads 248,683
  • WpVote
    Votes 16,099
  • WpPart
    Parts 25
Ayşeker, küçük mahallesindeki ev yemekleri lokantasında çalışırken hemen karşısındaki sahafa çırak olarak giren Mahir ile hayatının tüm dengesi sarsılır. Yumuşacık bir sevda kalplerini kuşatmışken beklenmedik ayrılıklar ikisini de farklı yerlere sürükler. Yıllar sonraki karşılaşmaları ise o kadar da beklenmedik değildir. En azından Mahir, bu sefer kolay pes etmeyecektir. Bir savcı olarak Ayşeker'in çalıştığı restoranı "bastığında" hikâyeleri kaldığı yerden devam edecektir. 🌙 Sıcacık, yumuşacık, bıcır bıcır, çerezlik bir yaz kurgusudur efendim. 🍬 Tüm hakları saklıdır.
TAN VAKTİ KELEBEĞİ  by Sidelayn_kitplari
Sidelayn_kitplari
  • WpView
    Reads 135,849
  • WpVote
    Votes 5,942
  • WpPart
    Parts 11
mahalle kurgusudur! Mahallenin ağır abisi Ömer'e, deli divane aşık olan Yasemin'in hikayesi... Yasemin, sevdiği adamın başkasıyla evleneceğini duyunca yıkılır. Acısı taze olan genç kadın; yıllarca savaştığı, uğruna binlerce gözyaşı döktüğü aşkını kalbine gömer. Ve mahalleye ona görücü bulmaları için haber salar. Ama bilmediği bir şey vardır...Ona görücü gelen adam, Ömer'in can dostudur. ... ⚜️ALINTI⚜️ Sevdiği adamı mahallenin ortasında başka bir kadına sarılırken görür... Pencereye çıkıp bağırır, "Duyduk duymadık demeyin! Yarından itibaren bütün görücülere kapım açık. Gelin görüşelim!" ... ⚜️ALINTI⚜️ Saklanma gözlerimden, Ömer'im. Gör, kanayan yaralarımı. Ağlama sakın, dayanamam. Ben ağlarım senin yerine. Saklama kalbini benden; bırak, ömrümün sonuna kadar seveyim. Öleyim... Ölüm bile, her zerresi ile sana aşık olarak gömülsün kara torağa. Yanı başımda gözyaşı dökecek olan sensen eğer, bırak bugün öleyim; sabahı göremeden, geceyi çıkaramadan, son nefesimi vereyim. Bana çıkmayan yollarını ateşe vereyim. Seni, bana göstermeyen göğü dumanlarla örteyim. Senin için tüm cihanla savaşayım; ödülüm sensen eğer, bırak askerlerimi topraklarında şehit vereyim. Bir damla aşk hediye et bana; nesiller boyu konuşulacak destanlar yazayım, tek damla aşkına. .... Tan Vakti Kelebeği... "Ve ben bir çiçektim; soldum. Bir gemiydim; battım. Bir trendim; raydan çıktım. Ama aşkımı hiçbir zaman kaybetmedim. Tam göğsümün ortasına, jiletlerle kaplayarak yerleştirdim. Çünkü o bana haramdı ve ben, her sabah göğsümün tam ortasında, o jiletlerin kestiği yaradan akan kanla avundum." ... #Yasemin 🥈 08.09.2025 #Ömer 4️⃣ 08.09.2025 #Aldatılmak🥉10.09.2025
Gözyaşı Kadehleri by dusklavande
dusklavande
  • WpView
    Reads 1,865,370
  • WpVote
    Votes 119,762
  • WpPart
    Parts 49
*Yetişkin içerik barındırır. *Nefretten aşka/anlaşmalı evlilik kurgusu --- "Kimi öptüğünün farkında bile değilsin," dedim üzerime tüm ağırlığıyla kapanan bedenini omuzlarından hafifçe iterek. Yüzlerimiz arasında bir nefeslik mesafeden fazlası yoktu. Aldığı her nefes benden doğuyor, aldığım her nefes ondan kopuyordu. Az önce dudaklarıma dokunan dudaklarını diliyle ıslattı ve ardından göğsü şişerek göğsüme yaslandı. Altında ezilmeye, o isteyerek üstümden kalkmadıkça son veremeyeceğimi biliyordum. Yatakla arasında kalan bedenimi kıvrandırıp yormak yerine onu ikna etmek için dudaklarımı araladım. "Sarhoşsun, farkında bile olmadan beni öptüğün için pişman olduğunu haykırdığın bir sabaha uyanmak istemiyorum." "Kim olduğunun farkında olmadığımı mı sanıyorsun?" diye sorarken sarhoşluğunun izlerini taşıyan sıcak nefesi yüzümü okşadı. "Karımı öptüğümün farkında olmadığımı mı sanıyorsun?" İrkilerek gözlerimi kırptım birkaç kez. Etrafta birilerinin olup olmadığını görmek için delice odaya bakındım. Kimse yoktu. Cevahir Avcıoğlu'nun beni 'karısı' olarak benliğine katmasına sebep olacağı oyunumuzun seyircilerinden hiçbiri burada değildi. Dudaklarını biraz önceki hafif baskıdan çok daha yoğun bir biçimde yeniden dudaklarıma bastırdığında zihnim binlerce soruya aynı anda yanıt aramaya başladı. Bizim dünyamızda her şey sahteydi. Her şey oyundu. Seyirciler gittiğinde perde kapanır, oyuncular birbirlerinin yanından hızla kaybolurdu. Ama şimdi ilk kez, hatta belki de son kez seyircisiz oynuyordu oyununu. Avcıoğlu'nun kurallarına kendisinden başka kimse karşı çıkamazdı. Bizim için yıkımı getirecek olan da, işte bu nedenle, bizzat kendisi olacaktı. --- '260224