Kesinlikle okunacaklar
21 stories
Kan Ve Gölge  by noaz55
noaz55
  • WpView
    Reads 253
  • WpVote
    Votes 129
  • WpPart
    Parts 6
​"Bazı miraslar altınla değil, kanla ödenir." ​Lara için hayat, sıradan bir genç kızın katlanmak zorunda olduğu zorbalıklardan ve gri bir sessizlikten ibaretti. Ta ki o geceye kadar... Köşeye sıkıştırıldığı o karanlık sokakta, damarlarında asırlardır uyuyan o kadim öfke uyandı. Gölgeler canlandı, zaman durdu ve Lara, aynadaki yansımasının artık kendisine ait olmadığını fark etti. ​O gece sadece gücü uyanmamıştı; o gece, Lara'nın varlığından bile haberdar olmadığı babası, yer altı dünyasının en asil ve en acımasız hükümdarı olan Vampir Lord, kızının izini bulmuştu. ​Bir yanda insanlığın kırılgan bağları, diğer yanda karanlığın görkemli ama kanlı tahtı... ​Lara, babasının dünyasına adım attığında sadece hayatta kalmayı değil, gölgelere hükmetmeyi de öğrenmek zorunda. Çünkü bu dünyada avcı olmak için önce av olmayı bırakman gerekir. ​"Sen bir hata değilsin küçük gölge. Sen, bu krallığın gördüğü en tehlikeli mirassın."
Seni Beklediğim Kadar | Görücü  by Dilanaltintas0
Dilanaltintas0
  • WpView
    Reads 1,579
  • WpVote
    Votes 812
  • WpPart
    Parts 22
SENİ BEKLEDİĞİM KADAR | ( tamamlandi) ________ Hikaye konusu: Aşk ve ihanet ve dostluk iç içe geçen sürükleyici. Kitap 🐞🪔♥️💌 Şirin annesini, geçmişi ile geleceği gün yüzüne çıkar, Kendini bulma.
Dilân Hanımâğa. ( 1 - 2 Tamamlanacak.)  by Dilanaltintas0
Dilanaltintas0
  • WpView
    Reads 756
  • WpVote
    Votes 362
  • WpPart
    Parts 17
Dilan hanımağa 1 (KAN DAVASI) ❝Ben aşina olduğunuz aşiret ağası karısı.❞
Kusursuz Hata by noaz55
noaz55
  • WpView
    Reads 558
  • WpVote
    Votes 297
  • WpPart
    Parts 9
​"Bazı dikişler sökülmek için atılır, bazı hayatlar ise enkazdan yeniden doğmak için yıkılır." ​Alara Yılmaz için hayat, kendi elleriyle diktiği o kusursuz elbiselerden ibaretti. Yetimhanenin soğuk duvarları arasında kurduğu hayaller, podyumun parıltılı ışıklarıyla gerçeğe dönüşmüştü. Başarmıştı; o artık kimsesiz bir kız çocuğu değil, modanın yeni kraliçesiydi. Kalbinin altında taşıdığı mucize ise, yıllardır özlemini çektiği o sıcak yuvanın ilk müjdesiydi. ​Ancak kader, en sağlam ilmikleri bile sökebilecek kadar beklenmedikti. ​Tek bir gece, bir ihanetin gölgesinde Alara'nın dünyası sarsıldı. İnandığı gelecek bir yalanın kurbanı olurken, asıl sarsıcı gerçek bir hastane koridorunda yankılandı: "Bebeğin babası, sandığınız adam değil." ​Hastanenin kapıları büyük bir gürültüyle açıldığında, içeriye sadece bir adam değil; sarsılmaz bir gücün sahibi girdi. Pars Soyer. Şehirleri inşa eden, soyadını bir mühür gibi taşıyan ve bakışlarıyla fırtınayı dindiren adam. ​Şimdi bir yanda geçmişin küllerinden sıyrılıp bebeği için dimdik duran bir kadın; diğer yanda ise yabancısı olduğu bir duyguyla, babalıkla ve koruma içgüdüsüyle tanışan bir adam... ​İki yabancı, bir büyük hata ve masum bir canın etrafında örülen devasa bir bağ. ​Bu, sadece bir karşılaşma değil; kimsesiz bir kadının kök salma hikayesi ve bir adamın "Soyer" zırhının altındaki şefkati keşfedişidir. ​"Tanıştığımıza memnun oldum mafya bozuntusu Pars Soyer. Ben de senin kusursuzca kabullendiğin o hatayım."
Love And Betrayal:Mutluluğun Ardındaki Gölge  by nrgzkspgl
nrgzkspgl
  • WpView
    Reads 23
  • WpVote
    Votes 9
  • WpPart
    Parts 1
Yıl 1105. Avrupa'da feodal sistem hâkimdi. Aynı zamanda kilise baskısı.Kilise her alanda hep kısıtlamalar getirirdi.Düşünce ve ifade özgürlüğü sınırlıydı.Kitaplar bile kilisenin denetiminden geçmek zorundaydı.Kilisenin yasaklarına uymayan herkes dinden çıkarma veya ölüm cezası alıyordu.Sosyal hayat sınırlıydı.Halk çoğunlukla tarımla uğraşır,köyler ve kasabalarda yaşardı.Şehirler henüz gelişmemişti.Eğitim sadece kilise ve manastırlarda yapılır,halkın büyük bir kısmı okuma-yazma bilmezdi. _________________________________ Bu yılda bir krallık kuruldu. Orinthal Krallığı. Kısa sürede güçlenen bu krallık,topraklarını genişletti. Bir gün iki kardeş olan Dorian ve Malvin babalarını kaybetti.En büyük kardeş Dorian 1155'te tahta çıktı.Ancak Malvin bunu kabul etmedi.1205 yılında iki kardeş birbirini öldürdü.Dorian'ın oğlu 1206'da tahta çıkıp kuzenlerini öldürdü.Yüzyıllar boyunca krallığa Vaylros ailesi hükmetti. Yıl 1503. Orinthal Krallığı'na hâlâ Vaylros ailesi hükmediyordu. Prenses Thalia babasının ölümüyle tahta geçti. Fakat tanıştığı biri onun sonu olacaktı. ...  
İçimdeki Yabancı by Mavela
Mavela
  • WpView
    Reads 610
  • WpVote
    Votes 365
  • WpPart
    Parts 10
•"Hayat, sizi hiç acımasız bir yumrukla yere serip, nefesinizi ciğerlerinizden çalmayı denedi mi? •Peki... bir şafağa gözlerinizi açtığınızda, kendi ruhunuzun yabancı bir bedenin kafesine hapsolduğunu hayal edebilir misiniz?" Deniz'in titizlikle ördüğü hayat ağı, tek bir günün kıyametinde paramparça oldu. Ailesiyle paylaştığı o ılık yuva, düzenli yaşamının huzur veren rutini ve kalbinin atış sebebi olan büyük aşkı... Laboratuvarda infilak eden o lanetli kıvılcımın ardından, hepsi bir anda küle döndü. Kısa bir ışık cümbüşü, göğsü parçalayan bir patlama, ardından gelen yutucu bir karanlık... Gözlerini araladığında, aynada gördüğü çehre artık ona ait değildi. Yabancı bir yüzün hatları, yabancı bir sesin tınısı, ardında gölgeli, tekinsiz bir geçmiş... Ruhu, yerli yerinde bir mahkûm gibi duruyordu; ama teni, tamamen başka bir hikâyenin geçici kabuğuydu. Kendini güvende hissettiği tüm sığınakların bir bir sulara gömülüşü, Deniz'i kimliksizliğin dondurucu uçurumuna bıraktı. Üzerine çöken yeni bedenin anlaşılmaz ağırlığı, yabancı bir hayatın fırtınası ve damarlarında uğuldayan "Ben kimim ki şimdi?" sorusunun boğucu çığlığı, onu felç etti. Şimdi önünde, bıçak sırtı iki yol uzanıyordu: •Ya bu yeni benliği kabullenip alın yazısının prangalarına boyun eğecek, •Ya da tüm geri dönülmez sonuçları göze alarak çalıntı hayatının iplerini geri almaya çalışacaktı. Fakat hangi yoldan ilerlerse ilerlesin... Orayı, zamanın bile silemediği derin yaralar, vicdanı sarsan hakikatler ve varlığını kökünden değiştirecek ölümcül, gömülü bir sır bekliyordu.
Piyon İmparatorluğu : Kırık Cinayetler  by noaz55
noaz55
  • WpView
    Reads 1,587
  • WpVote
    Votes 1,053
  • WpPart
    Parts 18
​ARAS KANDEMİR, lüks ve otoritenin son kalesi Kandemir Koleji'nin veliahtıdır. Onun gücü, babasının mirası kadar sarsılmazdı. Ta ki, babasının holdingi finansal bir felaketin eşiğine gelip, tek çare olarak acımasız rakip Yıldırım Holding ile ortaklığa zorlanana dek. ​Bu ortaklık, Aras'ın hayatına ELİF YILDIRIM'ı, yani düşmanın en zeki ve en tehlikeli silahını soktu. Elif; soğuk zekâsıyla, Aras'ın ayrıcalıklı dünyasını ve gururunu alt etmek için gönderilmişti. Okul koridorları hızla, iki büyük ailenin miras ve varoluş mücadelesinin yeni savaş alanına dönüştü. ​Zorunlu bir okul görevi, bu inatçı düşmanları bir araya getirdi. Nefret ve mantık arasında sıkışan Elif, tek bir kural koydu: Okul bittiğinde, bu zoraki işbirliği de sonsuza dek bitecekti. ​Ancak lüksün, rekabetin ve hırsın zirvede olduğu bu dünyada, düşmanınla arandaki sınırları korumak imkânsızdır. ​Tam her şey bir düzene girmişken, atılan yanlış bir adım, tüm kuralları ve anlaşmaları yerle bir eder. Zirvedeki bu savaş, beklenmedik bir ölüm ile kesintiye uğradığında, Aras ve Elif kendilerini, sadece finansal değil, aynı zamanda hayatta kalma mücadelesi verdikleri bir sır ağının ortasında bulur. ​Artık düşmanlık, ortak kaderleri haline gelmiştir. ​Çünkü dökülen kanın gölgesi, iki ailenin geleceğine aynı anda düşecektir. Yayın Tarihi : 9 /12 /2025
BEGONYA by Lia_Lethe
Lia_Lethe
  • WpView
    Reads 26,692
  • WpVote
    Votes 962
  • WpPart
    Parts 14
Ait olamadığın yerde bile köklerin tutunmayı seçer. Ve yanlış toprağa düşen bir tohum bile, sırf yaşamak için çiçek olmayı yazgı edinir... Bu bir aşk hikâyesi değil. Bu bir savaş. İnsanın kendini bulmak için verdiği, sesi çıkmayan ama en çok yankılanan bir savaş. Ve bu savaşta, en keskin silahın yüreğin olduğunu öğreniyorsun. Bu bir teslimiyetin değil, bir başkaldırının hikâyesi. Çünkü bazen en derin karanlıklarda bile ışık süzülür. Ve bir yabancının bakışı, en kalın zincirlerden daha çok kırar seni. Barlas'ın gözleriyle tanışınca başlıyor kırılmak. Kırıldıkça dönüşmek. Dönüştükçe yeniden doğmak... Begonya, adını bir çiçekten almış olabilir. Ama o, toprağa değil acıya kök salmış bir kadının hikâyesi. Kumarda bir borca karşılık satılan, bir adamın ellerine zorla bırakılan bir genç kadının, en karanlık evlerde bile umut yeşertebilen direnişini anlatıyor bu roman. Bu hikâye ne sadece aşk, ne sadece acı.Bu, bir kadının kendini bulma çabası,bir adamın insan olmayı hatırlayışı, ve karanlıkta filizlenen umutların adım adım ışığa yürüyüşüdür. "Savaş alanında bile açan çiçekler vardır. Ama en çok, imkânsız bir aşkın gölgesinde büyürler."