🐉
95 stories
AŞKIN DÖVÜŞÜ  by XLeydi8
XLeydi8
  • WpView
    Reads 3,625
  • WpVote
    Votes 1,489
  • WpPart
    Parts 13
Garsonluk yapmak için gittiği tehlikeli mekânda yanlışlıkla ring'te dövüşseydin en fazla ne olurdu? Öğrenmek için hiç durma okumaya başla.. BU KİTAPTAKİ BÜTÜN HAKKLAR SAKLIDIR VE KİTAPTAN ÇALINTI YASAKTIR! HER ŞEY HAYAL ÜRÜNÜDÜR!
MAHSEN by XLeydi8
XLeydi8
  • WpView
    Reads 74
  • WpVote
    Votes 40
  • WpPart
    Parts 1
Soğuk bütün heybetli ile resmen dağları titretiyordu. Rüzgarın uğultulu sesi, bütün boşluklarda bir ıslık misali hızla yayılıyordu. Ocak ayının en sert ve tipik aylarından biriydi. Hakkari'nin can alıcı soğukluğu, gün içinde -30 dereceye kadar düşüyordu. 2016 yılının en çetin zorlu dönemlerinden birini yaşıyordu Hakkari Yüksekova.. Geceleri havanın en ufak kararması ile evlerine kapanan insanların korku dolu düşünceleri ile doluydu etraf. İletişimin zor ve ulaşımın sınırlı olduğu, zorlu bir dönemdi. Sınır hemen yanı baştaydı. Dağlardan dağlara uçan kurşun sesleri ve atılan bombalar ile duyuluyordu sesler. Akşam hava karardıktan sonra sokaklar erkenden boşalırdı. Esnaf kepengini erken kapatır, insanlar evlerine çekilirdi. Van-Hakkari yolu üzerindeki kontrol noktaları artırılmıştı. Bir yolculuk, bitmek bilmeyen kimlik kontrolleri nedeniyle normalden çok daha uzun sürüyordu. Güvenlik gerekçesiyle bölgede internet kesintilerinin sık yaşandığı, dünyanın geri kalanıyla bağın koptuğu dönemler oluyordu. Hakkari'de kış o kadar uzundur ki, bazen Şubat ayı Ocak'tan daha fazla kar bırakabilir ama en dondurucu soğuklar her zaman Ocak ayında "kemiklere kadar" hissedilirdi. Burası; Pusat Tepe Karargâhı'ydı. Bütün olayların yaşandığı yerdii.
Bir İdam Mahkumunun Son Günü by ClassicsTR
ClassicsTR
  • WpView
    Reads 45,437
  • WpVote
    Votes 1,643
  • WpPart
    Parts 10
Victor Hugo, 1829 yılında yayımlanan Bir İdam Mahkûmunun Son Günü'nü yazdığında 26 yaşındaydı. Genç yazar, ölüme mahkûm edilen bir insanın son gününü büyük bir ustalıkla anlatarak kamu vicdanını etkilemeyi ve idam cezasına karşı bir protesto hareketi başlatmayı amaçlamış, başarılı da olmuştur. Bugün dünyanın birçok ülkesinde idam cezası yürürlükten kaldırılmışsa, böylesi bir cezanın hem trajik hem de insanlık dışı yanını daha XIX. yüzyılın ilk yarısında gözler önüne seren Hugo'nun bunda hiç de azımsanmayacak bir payı olsa gerek. Şiirleri, oyunları, Sefiller ve Notre-Dame'ın Kamburu gibi yapıtlarıyla Romantik dönem Fransız edebiyatının en saygın yazarlarından biri olan Victor Hugo'nun bu romanının bir başka önemli özelliği de, bir tür "zihinsel otopsi" niteliği taşımasıdır. Can Yayınları Çeviri: Erhan Büyükakıncı
Dorian Gray'in Portresi by ClassicsTR
ClassicsTR
  • WpView
    Reads 55,770
  • WpVote
    Votes 2,816
  • WpPart
    Parts 21
Keşke tersi olabilseydi! Keşke her zaman genç kalacak olan ben olsaydım da portrem yaşlansaydı! Bunun için... bunun için her şeyi verirdim!" Özellikle bir genç adamın büyümesini, eğitimini, gelişimini, kendini ve inançlarını keşfetmesini işleyen Dorian Gray'in Portresi için Oscar Wilde, 'bir ruhun hikayesi' demişti. 1891'de ilk basıldığında ahlaksızlığı yücelttiği gerekçesiyle büyük tepki çeken romanın baş kişileri olan Lord Henry ile Dorian'ın karşılıklı etkileşimleri, Dorian'ın kendini giderek kötüye, şeytani olana, hazcılığa adaması kitabın eksenini oluşturuyor. Son derece saf ve yakışıklı Dorian'daki değişim, Lord Henry'nin sözleriyle ve Dorian'ın kendi portresinde kendi güzelliğini keşfetmesiyle başlar. Lord Henry'nin etkisiyle kötülüğün ve zevkin çekimine kapılan, dünyada gençlik ve güzellikten önemli bir şey olmadığına inanan Dorian için heyecan, kötülükte ve günahtadır; iyilik ve erdemse sıkıcıdır, edilgendir. İyiliği temsil eden Basil'in Dorian'a duyduğu saf tutkuda eşcinsellik öğeleri açıkça hissedilir. Dorian'ın büyük sırrını, portredeki değişimi gören yalnızca Basil olur. Portreye odaklanan, sonsuz gençlik karşısında ruhunu satan ve ruhunun ölmüş olmasından korkan Dorian için kurtuluş var mıdır? Ve Oscar Wilde'ın dediği gibi, herkes Dorian Gray'da kendi günahını mı görecektir?
Yeraltından Notlar by ClassicsTR
ClassicsTR
  • WpView
    Reads 66,578
  • WpVote
    Votes 2,533
  • WpPart
    Parts 21
Yeraltından notlar gerçek dünyadan kendini soyutlamış bir kişinin iç çatışmalarını ve hezeyanlarını konu alır. Bu roman Dostoyevski'nin daha sonra yazacağı büyük romanların ipuçlarını taşımaktadır.
Kumarbaz by ClassicsTR
ClassicsTR
  • WpView
    Reads 8,864
  • WpVote
    Votes 418
  • WpPart
    Parts 17
Dostoyevski'nin bizzat mücadele ettiği parasızlık ve kumar düşkünlüğünü anlatan Kumarbaz, Dostoyevski'nin gençlik yıllarını, dramatik aşk ve kumar tutkusunu en yalın hali ile kaleme aldığı yapıtlarından biridir. İlk büyük romanı olan ve büyük bir kitleye ulaşan Suç ve Ceza'dan sonra yayınevi ile yaptığı anlaşmaya bağlı kalmak mecburiyeti üzerine, (Kumarbaz romanının 25 gün içerisinde yazılmaması halinde Dostoyevski ileride yazacağı romanlardan herhangi bir hak talep edemeyecekti) romanın yetişememe telaşı ve en önemlisi iyi bir roman yazmak düşüncesiyle tuttuğu stenograf Anna Grigoryevna'nın yardımı ile yazmış ve kendinden genç olan bu kadınla daha sonra evlenmiştir. Roman 25 günde tamamlanmıştır. Yazar:Fyodor Mihayloviç Dostoyevski Yayınevi: Sonsuz Kitap Baskı Yılı: 2010 Sayfa Sayısı: 129
Küçük Kadınlar by ClassicsTR
ClassicsTR
  • WpView
    Reads 16,859
  • WpVote
    Votes 1,410
  • WpPart
    Parts 19
Louisa May Alcott'ın 1868'de yayımlanan ölümsüz yapıtı Küçük Kadınlar'ın kuşaklar boyu her yaştan okuru büyülemesinde, aile hayatını idealleştirmesinin ve her çağda geçerliliğini koruyan evrensel temaları kucaklamasının rolü vardır kuşkusuz. Sevgi, dayanışma, ölüm, savaş ve barış, insanın kendi idealleriyle ailesine ve topluma karşı sorumluluğu arasındaki çatışma romanın başlıca temalarını oluşturur. Erkek çocuğu gibi davranan yazar adayı Jo, güzel kıyafetlerin ve zenginliğin özlemini duyan Meg, narin ve kırılgan Beth, şımarık ve romantik Amy'den oluşan March kardeşler, Amerikan İç Savaşı sırasında New England'da ayakta kalmaya çalışırlar. Babaları savaştayken yoksullukla mücadele eden kızlar, kişilik olarak birbirlerinden farklı olsalar da ortak amaçları dini öğütlerin yol göstericiliğinde iyi birer insan olmaktır. Roman, kadınların dönemin katı toplumsal cinsiyet normlarının kendilerine dayattığı geleneksel rolleri benimsemek yerine hayata dair seçimlerini bizzat yapabileceklerini göstermiştir. Yazar: Louisa May Alcott Yayınevi: Epsilon Yayınevi Çeviren: Nilgün ERZİK Sayfa Sayısı: 172 sayfa KISALTILMIŞ METİN
ʙᴀşᴋᴏᴍᴜᴛᴀɴ  𝙈𝙐𝙎𝙏𝘼𝙁𝘼 𝙆𝙀𝙈𝘼𝙇 𝘼𝙏𝘼𝙏𝙐̈𝙍𝙆 by MirayBozkurt
MirayBozkurt
  • WpView
    Reads 40
  • WpVote
    Votes 12
  • WpPart
    Parts 1
Atatürk' ne yaptı diyenler için.
Kırmızı ve Siyah by ClassicsTR
ClassicsTR
  • WpView
    Reads 1,778
  • WpVote
    Votes 67
  • WpPart
    Parts 76
Stendhal'in yaşanmış bir ya da iki olayı birleştirerek kaleme aldığı bu romanın baş kahramanı Julien Sorel'in yazar ile birçok yönden örtüştüğü söylenir. Orta sınıftan bir genç olan Julien, papaz okuluna devam ederken çocuklarına ders verdiği belediye başkanının karısı ile dedikodulara yol açan bir ilişki kurar. Paris'e gider. Orada aristokrat bir ailenin kızı ile yaşadığı aşk, onu hayatın girdaplarına sürükler. Gururlu, kibirli, asi, ödünsüz bu genç adam, kendi değerleri soylu sınıfın değer yargılarına çarptıkça geri püskürtülür. Hayatını, iki bavula sıkıştırmış, ömrünün son yıllarını bir İtalyan kentinde konsolosluk görevinden aldığı üç beş kuruşla sürdürmek zorunda kalmış Henri Beyle (Stendhal), aynen Julien Sorel gibi ödünsüz, aksi, ömür boyu aşkı aramış, daima yalnız kalmış, istediği, gibi değil, yaşayabildiği gibi yaşamıştır. Yazar: Marie-Henri Beyle Stendhal Yayınevi: Bordo Siyah Yayıncılık, 2010 Çeviren: Sonat Kaya