piyanosiliueti
- Reads 248,223
- Votes 548
- Parts 1
Yetişkin okurlar içindir.
Yirmi birinci yaş günümde sırtımda beliren rünler, hayatımı ikiye böldü.
Öncesi ve sonrası.
Çünkü o gece öğrendiğim ilk şey, ailemin bana yıllarca yalan söylediğiydi.
İkinci şey ise... karanlığın gerçekten var olduğuydu.
Ve o karanlığın adı Ares Thorne'du.
O, insanların hakkında yalnızca fısıldayarak konuştuğu adamdı. Gölgelerin içinde yaşayan, kanla beslenen efsanelerin varisi. Gözlerinin içine baktığınız anda ya kaçmak isterdiniz... ya da mahvolmak pahasına ona biraz daha yaklaşmak.
Ben ikinciyi seçtim.
Seçmemeliydim.
Çünkü her dokunuşumuz mühürlerimizi uyandırıyordu. Tenimdeki pullar yanıyor, damarlarımda zehir dolaşıyor ve içimde, susturamadığım başka bir varlık nefes almaya başlıyordu.
Ares bana yardım ettiğini söylüyordu.
Ama bu adamın beni koruyup korumadığını hiçbir zaman anlayamadım.
Belki beni kurtarmaya çalışıyordu.
Belki de kendi elleriyle felakete dönüştürüyordu.
Çünkü bazı insanlar aşık olmaz.
Bazı insanlar birbirlerine lanetlenir.
Ve biz...
Biz daha ilk bakışta birbirimizin sonu olmuştuk.
OPHIS: KARANLIĞIN VARİSİ
Gücün, takıntının ve zehirli bir aşkın hikâyesi.
© Tüm Hakları Saklıdır.