ozgeaslan adlı kullanıcının Okuma Listesi
7 stories
CANAVARIN DA KALBİ VARMIŞ by thekabal
thekabal
  • WpView
    Reads 3,010,900
  • WpVote
    Votes 252,775
  • WpPart
    Parts 31
"Hoşuma gidiyorsun ama seni öldürürüm."
Saklı Krallığın Varisi by Basak6
Basak6
  • WpView
    Reads 58
  • WpVote
    Votes 23
  • WpPart
    Parts 5
Emel, Pargalı İbrahim Paşa'nın gözbebeği, Osmanlı sarayının sessiz çiçeğiydi. Ta ki babası son nefesini verirken eline o mühürlü kağıdı tutuşturana dek... Bir yanda sadakatle bağlı olduğu Hünkarı ve onu bir kafes gibi sarmalayan payitaht; diğer yanda ise denizin ötesinde, sislerin ardında gizlenen kanlı bir taht. ​İki düşman kralın yasak aşkı... Bir sarayın en büyük sırrı... ​Emel, aslında hiç tanımadığı bir toprağın, Britanya'nın kaderini değiştirecek olan Elizabeth'ti. Damarlarında akan kan, kuzeyin ve güneyin savaşını bitirebilecek tek güçtü. Ancak bu gerçeği öğrenmek, ölüm fermanını imzalamak demekti. ​Gecenin karanlığında beliren gizemli bir koruyucu: Arthur. Babasının emanetini canı pahasına korumaya yeminli, bakışları kılıcından daha keskin bir savaşçı. Aralarındaki yedi yıllık uçurum ve yasak duygular, onları bekleyen fırtınadan daha mı tehlikeliydi?​ "Ben bu topraklara ait değilim Arthur. Ama o sisli adaya da yabancıyım." "Sen her yerdesin prenses. Ve ben, seni tahtına oturtana kadar cenneti kendime haram kıldım."
Yarayan Kana by Basak6
Basak6
  • WpView
    Reads 96
  • WpVote
    Votes 19
  • WpPart
    Parts 6
Derin ve Yaren, günlerce sakladıkları karanlık bir gecenin izlerini taşıyor. Sessiz adaletleri kimse tarafından fark edilmedi... ta ki geçmiş aniden kapılarını çalana kadar. Şimdi hem sırlarının hem de birbirlerinin ağırlığını taşımak zorundalar. Gerçek ortaya çıktığında, hiçbir şey onları kurtaramayacak
Kehribar Yangını by Basak6
Basak6
  • WpView
    Reads 32
  • WpVote
    Votes 13
  • WpPart
    Parts 6
"Bazı insanlar yağmuru hisseder, bazıları ise sadece ıslanır. Ben ise senin fırtınanda boğulmak için can atıyorum." ​Atlas, psikoloji bölümü son sınıf öğrencisiydi. Tek amacı, bitirme tezi için kusursuz bir "vaka" bulup akademik kariyerinin kapılarını aralamaktı. Ta ki kütüphanenin karanlık köşesinde, darmadağınık saçlarının ardına gizlenmiş o kehribar gözlerle karşılaşana dek. ​Elara bir vaka değildi; Elara bir uçurumdu. ​Atlas, elindeki not defterine "klinik veriler" yazması gerektiğini biliyordu. "Denek, beklenmedik bir savunma mekanizması geliştirdi," demeliydi. Ama kalemi kağıda her değdiğinde, sadece o yangını yazabiliyordu. Profesörünün dediği gibi; duygular deneyi kirletirdi. Ancak Elara, daha ilk dakikadan sadece Atlas'ın beyaz gömleğini değil, tüm zihnini o siyah kömür lekesiyle kirletmeyi başarmıştı. ​Bir bilim insanı, kendi deneyi içinde kaybolursa ne olur? ​Düzen ve kaosun, mantık ve duygunun birbirine karıştığı bu hikayede; Atlas ya Elara'yı o karanlık tünelden çıkaracak ya da o kehribar yangınında onunla birlikte kül olacak. ​"Dikkat et Atlas. Deneyin içinde kaybolan ilk araştırmacı sen olma..." ​Yazar: Livzanur Atalar
YATIRLI OKUL by Elifnaz12246
Elifnaz12246
  • WpView
    Reads 933
  • WpVote
    Votes 380
  • WpPart
    Parts 5
Ailesi Alina'ya yatılı okul seçmişlerdi, Alina bu okulu bayağı bir araştırdı ve okulun çok tehlikeli olduğunu gördü, fakat okul hakkında bildikleri aslında dörtte biri bile değildi. Ailesinin zoruyla yatılı okula gitmek zorunda kaldı, okuldaki herkes değişik tiplerdi ama oda arkadaşı herkesten daha garipti, Elmira. Sadece soru sorulduğunda konuşuyordu ve sadece 'ölülerin ruhu' diye cevap veriyordu. Alina kendini duvardan duvara vuranları, kendini yerlerden yere atanları bile görmüştü. Tüm bunların özetiyle; Alina'nın bu okuldan delirmeden çıkması imkânsızdı.
SERÇEYİ ÖLDÜRMEK by bosverdilan
bosverdilan
  • WpView
    Reads 9,839,810
  • WpVote
    Votes 557,446
  • WpPart
    Parts 83
Efsun Zorlu; atandığı Urfa'da mecburi hizmetini yapan tıp fakültesinden yeni mezun, çiçeği burnunda bir hekimdir. Daha mesleğinin ilk günlerinde, henüz on sekizine yeni girmiş bir hastanın intihar vakasıyla karşı karşıya kalır. Hastasının vücuduna bırakılan izler onu adım adım kendi geçmişine götürürken, geleceğini aniden tanımadığı insanların dudakları arasında bulur. Asla geçmemiş geçmiş, verilmiş sözler, kurtarılan hayatlar, doğrultulan namlular, yalanlar, fermanlar ve aşk. Devrim gibi bir kadın, Urfa'nın göbeğinde destan gibi bir sevdanın koynunda bulur kendini. Koca düzene baş kaldırıp o düzenin minnet ettiğine yenilmekse ne aklının ne de kalbinin kabulüdür. *** "Ağlarsam ölürüm." derken sesim düz, çoktan kabullendiğim bu gerçeği ilk defa dile getirişime rağmen sakindi. Çoktan. Saatlere dökülürdü ama bana şehirler aştıracak kadar çok gelen o vakit. Vücudumun ağrısı ruhumun sancısının çok altındaydı. Onun gözleri bende olsa da ben boşluğa odaklanmıştım. Üzerimde olan bakışlarının ağırlaştığını hissettim. Fetih bana çok ağır bakıyordu. Sırtıma yüklenen çuvallar biraz daha bel bükmeme sebep oldu. "Neden," dediğinde ne dediğimi çok iyi anlamış da yersiz bir sorgulayışa bürünmüş gibiydi. "serçe misin sen?" Kaşlarım hafifçe havalandı, başımın ağrısı belirginleşti. Uzun süreden sonra ona bakan ben oldum. Söylediği şeyin altındaki anlamı yakalamaya çalışıyordum ama buna çok uzaktım. Bunu anladı ve dudakları kıvrılacak sandım. Halbuki gülümsemeye çok uzaktık. "Serçeler," yüzünü hafifçe yüzüme yaklaştırdı. "Ağlayınca ölürlermiş. Bu yüzden mi bunca zamandır gözlerinin kuruluğu?" Bu konuşmadan sonra onun serçesi olacağımı, hatta olduğumu bilemezdim. Tıpkı bu topraklarda serçeyi öldürmenin kadını ağlatmak olduğunu bilmediğim gibi.
Sessiz İktidar  by ozgeaslan
ozgeaslan
  • WpView
    Reads 166
  • WpVote
    Votes 27
  • WpPart
    Parts 6
Urfa'dan altı yaşında, ablasının geride bıraktığı acıyla ayrılan Arya, yıllar sonra adaleti savunan bir avukat olarak geri dönecek kadar güçlenir. Bir gün kaçarken kader onu, kapısını kırarak sığındığı bir bölge liderine götürür. O kapıdan korku değil, korunma başlar. Zamanla iki yalnızlık birbirini tanır, sever ve evlenir. Ve Arya, artık korkmadan, sevdiği adamın elini tutarak ailesinin ve aşiretinin karşısına çıkar. Bu kez kaçmak için değil, ait olduğu yere dönmek için.