Okuma Listesi:)
6 stories
7. KAT by birpolen
birpolen
  • WpView
    Reads 11,330
  • WpVote
    Votes 891
  • WpPart
    Parts 51
Joker. Çoğu oyunda kullanılmaz, kullanıldığı oyunlarda en önemli kart haline gelirdi. 4 sembolden hiçbirini taşımayan tek karttı. Sırlara doluydu. Kimileri kaos derdi, kimileri denge. Kimileri özgürlük derdi, kimileri bağımsızlık. Oyuna göre rolü değişirdi. Oyuna göre karar verilirdi sembolüne, anlamına. Çok yönlüydü. Her karta dönüşebilirdi. Bilinmezdi. Önem verilmezdi, ta ki oyun değişene kadar. Kartın üzerinde Vera Eren yazıyordu.
Gerçek Ailem : Sessiz Çığlık  ( 1 Seri)  by noaz55
noaz55
  • WpView
    Reads 2,348
  • WpVote
    Votes 1,054
  • WpPart
    Parts 25
17 yıl sonra ortaya çıkan gerçekler... Gerçekler, çok can acıtsa da gün yüzüne çıkmak zorundaydı. Karışan iki bebek... Karanlık bir geçmiş... Ve gece gibi karanlık, mavi gibi umutlu bir kızın hikâyesi bu. Ateşler içinde yalın ayak yürüyen, yılmadan yoluna devam eden bir kadının hikâyesi bu. Geçmişimiz bazen karanlık olabilirdi, ama fener bizim elimizdeydi. Unutmayın, hiçbir şey göründüğü gibi değildir. Bu, Gece Mavi'nin hikâyesi... Peki, siz de bu hikâyeye ortak olmak ister misiniz? Klişe gerçek aile kurgularından değil..
İçimdeki Yabancı by Mavela
Mavela
  • WpView
    Reads 1,178
  • WpVote
    Votes 556
  • WpPart
    Parts 13
•"Hayat, sizi hiç acımasız bir yumrukla yere serip, nefesinizi ciğerlerinizden çalmayı denedi mi? •Peki... bir şafağa gözlerinizi açtığınızda, kendi ruhunuzun yabancı bir bedenin kafesine hapsolduğunu hayal edebilir misiniz?" Deniz'in titizlikle ördüğü hayat ağı, tek bir günün kıyametinde paramparça oldu. Ailesiyle paylaştığı o ılık yuva, düzenli yaşamının huzur veren rutini ve kalbinin atış sebebi olan büyük aşkı... Laboratuvarda infilak eden o lanetli kıvılcımın ardından, hepsi bir anda küle döndü. Kısa bir ışık cümbüşü, göğsü parçalayan bir patlama, ardından gelen yutucu bir karanlık... Gözlerini araladığında, aynada gördüğü çehre artık ona ait değildi. Yabancı bir yüzün hatları, yabancı bir sesin tınısı, ardında gölgeli, tekinsiz bir geçmiş... Ruhu, yerli yerinde bir mahkûm gibi duruyordu; ama teni, tamamen başka bir hikâyenin geçici kabuğuydu. Kendini güvende hissettiği tüm sığınakların bir bir sulara gömülüşü, Deniz'i kimliksizliğin dondurucu uçurumuna bıraktı. Üzerine çöken yeni bedenin anlaşılmaz ağırlığı, yabancı bir hayatın fırtınası ve damarlarında uğuldayan "Ben kimim ki şimdi?" sorusunun boğucu çığlığı, onu felç etti. Şimdi önünde, bıçak sırtı iki yol uzanıyordu: •Ya bu yeni benliği kabullenip alın yazısının prangalarına boyun eğecek, •Ya da tüm geri dönülmez sonuçları göze alarak çalıntı hayatının iplerini geri almaya çalışacaktı. Fakat hangi yoldan ilerlerse ilerlesin... Orayı, zamanın bile silemediği derin yaralar, vicdanı sarsan hakikatler ve varlığını kökünden değiştirecek ölümcül, gömülü bir sır bekliyordu.
Ben Böyleyim by iskeletcicegii
iskeletcicegii
  • WpView
    Reads 122
  • WpVote
    Votes 37
  • WpPart
    Parts 7
Yayınevlerine göndermek için hazırladığım kitabımın birkaç bölümünü burada paylaşıp gelecekteki okurlarıma önizleme yapıyorum. Saygı çerçevesi içerisinde görüşlerinizi bildirmeniz beni çok mutlu eder. Ayla, Amerika'da yaşayan bir genç kız. Mükemmelliyetçilik takıntısına sahip. Küçük yaşta dilini bile bilmediği bu ülkeye babasıyla geldiğinde ilk zamanlar sokakta yatıyor. Bir düzen oturtmaları zaman alıyor. Arasının pek de iyi olmadığı babasının şüpheli ölümüyle hayatı altüst oluyor. Babasının ruhunun huzur bulmadığına inanıyor ve babasının adaletini sağlamak istiyor. Büyük bir karanlığa gömülen Ayla yan dairesine taşınan orta yaşlı adam ile kendisini bir adalet yolculuğunda buluyor. Bu yolculukta Ayla hiç yaşamadığı deneyimler yaşıyor, hiç hissetmediği duyguları hissediyor.
Gölgesiz İz by DinaMiteWrite
DinaMiteWrite
  • WpView
    Reads 1,763
  • WpVote
    Votes 319
  • WpPart
    Parts 9
"Bir kurşunla başlayan kader, iki ruhun kalbinde aynı yangını çıkarabilir mi?" Umay Gazioğlu, asker bir babanın gölgesinde büyüyen, güçlü olmak zorunda bırakılmış bir genç kadın. Günün birinde attığı bir adım, onu devletin karanlık koridorlarına sürükledi. Artık kimse bilmiyordu kim olduğunu; bazen bir askerin kızı, bazen bir terör hücresinin içindeki sessiz bir gölge, bazen de devletin görünmez silahı. Hakkari'nin dağlarında, güvenin bir nefes kadar kırılgan, sevginin ise yasak olduğu bir dünyada... Umay iki tarafa da ait değil ama iki taraf da onun kanını istiyor. Talan ise ona en uzak durması gereken kişi; sessiz, soğukkanlı, ölümle sakin konuşan bir keskin nişancı. Ama kalp bazen en yanlış kişiye tutunur. Kimsenin kimseyi tam olarak tanımadığı, her adımın ölümle sınandığı bu savaşta... Biri gerçeği saklıyor. Biri geçmişten kaçıyor. Ve biri, sevdiklerini bile feda edebilecek kadar acımasız. Hayatını korumak için yalan söyleyen bir kız. Gerçeğin peşindeki bir asker. Ve birbirine dokununca patlayan bir fırtına...
GECE'NİN ÖFKESİ +18  by senceiyimisin
senceiyimisin
  • WpView
    Reads 33,044
  • WpVote
    Votes 12,185
  • WpPart
    Parts 14
Kitabın çalınması durumunda hemen işlem adli başlatılacaktır! Tüm hakları saklıdır. KİTAP DÜZELTİLME AŞAMASINDADIR. TOPLAM 40. BÖLÜMDÜR. DÜZELMİŞ OLAN BÖLÜMLER ÜZERİNDE BELİRTİLECEKTİR. ... "Git" dedim kısık bir sesle. Ne kadar zamandır görüşmemiştim onunla? Çok özlemiştim. Ama onunla yüzleşmek demek, geçmişim karanlığının beni ele geçirmesi demekti. Olamazdı... Olmamalıydı hazır değildim. Alaz bir adım daha attığında, aramızdaki hava neredeyse kıvılcım çıkaracak kadar ısındı. Gözlerimin içine öyle bir baktı ki, nefes almak bile fazla gelmeye başladı. "Elimi çekmemi istemiyorsun." dedi alçak bir sesle. Yalanlayamadım. Ellerimi iki yanda sanki teslim olur gibi bıraktım. O an yüzüme eğildi, nefesi dudağıma değemeyecek kadar yakın, ama uzak duramayacak kadar tutkuluydu. "Gece..." Adımı sanki yıllardır söylemek için bekliyormuş gibi fısıldadı. Parmakları yüzümün kenarından boynuma doğru ilerledi; beni geri itmedi, çağırdı. Kalbim göğsümde çarparken o, başımı usulca kendine doğru yöneltti. "Gözlerini benden kaçırma." dedi. Kaçamazdım zaten. Çünkü gözlerine her baktığımda içimde bir yerlere dokunuyordu-sıcak, derin, tanıdık bir yere. Aramızdaki mesafe neredeyse yoktu artık. Sanki nefes alsam dudaklarımız birbirine değecekti. "Seni böyle görmeyi... çok özledim. " diye fısıldadı. Sesindeki özlem, dokunuşundaki titreme... hepsi aynı anda içime işledi. Parmakları boynumun arkasına çıktı; elimi beline koyduğum anda gözleri karardı. Yakınlığımız bir an bile azalmasın ister gibi beni kendine çekti. "Bu defa olmaz! Beni senden ölüm alamadı Gece. Korktum çok korktum. Kalbinin sesini duyabiliyorum. Sende benim gibi yanıyorsun. " dedi, alnını benim alnıma dayayarak, "O yüzden beni durdurma." Dedi. Nefesim onunkine karıştı. Kalbim, göğsüne değecek kadar yakındı. "Durma" diye fısıldadım