with-rozie
On yaşındayken tribünden hayranlıkla izlediği o kadının yanına gelebilmek için her şeyini verdi Hazal. Yıllarını, dizlerindeki yaraları, döktüğü her damla teri... Tek bir hayali vardı: Bir gün aynı formayı sırtlanıp Rüya ile omuz omuza, aynı filenin önünde durabilmek.
Ve o gün nihayet gelmişti. Üst ligin o devasa salonunda, bu kez asıl kadroda, çocukluk kahramanının hemen yanı başında sahaya çıkacaktı. Yıllardır zihninde kurduğu o sahneye dokunmasına sadece birkaç saat kalmıştı.
Fakat bazen bir hayalin gerçeğe dönüştüğü anla tamamen yerle bir olduğu an arasında sadece tek bir cümle dururdu:
Rüya süresiz bir izne ayrılmıştı.
Uğruna hayatını adadığı, gecesini gündüzüne kattığı o büyük maç, kahramanı olmadan oynanacaktı. Hayal ettiği o sahaya belki de hiçbir zaman birlikte adım atamayacaklardı. Hazal şimdi hem yarım kalan bir çocukluk düşüyle hem de yerini kimsenin dolduramayacağı o koca boşlukla aynı parkede yüzleşmek zorundaydı.